Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/5036 E. 2024/5989 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/5036
- Karar No
- 2024/5989
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/539 E., 2021/212 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Gümrük İdaresi vekilinin temyizi yönünden; şikâyetçi Gümrük idaresi vekilinin katılma talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesi gereğince, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için yasa yollarının açık olduğu ve hükmü temyize hakkı bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı; Sanığın temyiz isteği yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Suçtan zarar gören vekilinin temyiz isteği, hem Tarım ve Orman Bakanlığı hem de Gümrük İdaresinin katılan olarak gösterilmesi nedeniyle kararın infazında belirsizlik olduğundan vekâlet ücreti yönünden hükmün düzeltilerek onanması talebine ilişkindir. Sanığın temyiz isteği, yeterli inceleme yapılmadığına, kaçakçılıkla ilgisinin olmadığına, sigaraların kaçak olduğunu bilmediğine ve içmek için aldığına, sigaraların ticari miktarda olmadığına ve beraati gerektiğine ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, 07.10.2013 tarihinde önleme arama kararı ile yolcu otobüsünde yapılan aramada otobüsün iç ve bagaj kısmında 1340 paket kaçak sigara ele geçirilmiştir. Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık savunmasında, sigaraları satmak için aldığını beyan etmiştir. Suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin münhasıran vekâlet ücretine yönelik olduğu gözetilerek yapılan incelemede; 1.Arama işlemine dayanak olarak gösterilen ve arama tutanağında bilgilerine yer verildiği anlaşılan arama kararı denetime olanak verecek şekilde dosyaya getirtilmeden hüküm kurulması, 2.Sanığın eyleminin; a) suç tarihinde yürürlükte bulunan 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası kapsamında, b) suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ve 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci maddesinin son cümlesi yollaması ile aynı maddenin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları kapsamında kaldığı nazara alınarak suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun ve suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ve 7242 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun hükümleri bir bütün halinde ayrı ayrı somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukukî durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi, 3.Suça konu kaçak eşyanın kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerinin pek hafif değer aralığında olduğu gözetilmeden fahiş olduğu kabul edilerek cezada artırım uygulanması, Kabule göre de; 1. 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği kazanılmış hak nedeniyle sanığın cezasının 2 yıl 6 ay hapis ve 4 gün 80,00 TL adlî para cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi, 2.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre davaya katılma hakkı Gümrük İdaresine ait olup, gerekçeli karar başlığında Tarım ve Orman Bakanlığı ile Gümrük İdaresinin katılan olarak gösterilmesi neticesinde vekâlet ücretinin hangi kurum lehine hükmedildiği belirtilmeden infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle suçtan zarar gören vekili ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 04.06.2024 tarihinde karar verildi.