Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/4929 E. 2024/8250 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/4929
- Karar No
- 2024/8250
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/358 E., 2022/214 K. SUÇ : 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanıkların temyiz istemleri, üzerlerine atılı suçu işlememeleri nedeniyle beraatlerine karar verilmesi gerektiğine, lehlerine olan hükümlerin uygulanmaması, üst sınırdan cezalara hükmedilmesi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hükümlerinin uygulanmasına engel bir durumun bulunmaması nedenleriyle kanuna aykırı olarak kurulan hükümlerin bozulması taleplerine ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, usulüne uygun olarak yapılan aramalarda, suç tarihi 17.10.2012 olan birleşen dava dosyasında, sanık ...'nin çalışanı olduğu sanık ...'ye ait iş yerinde 823 adet; suç tarihi 19.10.2012 olan birleşen dava dosyasında sanık ...'ye ait iş yerinde 28 adet, suç tarihi 08.11.2012 olan asıl dava dosyasında ise sanık ...'ye ait iş yerinde 633 adet bandrolsüz film CD/DVD'leri ele geçirilmiş olup, sanıklar hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin onüçüncü ve 71 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davaları açılmıştır. Ele geçirilen bandrolsüz ürünler hakkında, katılanlar vekili tarafından kanunî süresi içerisinde hak sahipliğini ispatlamaya elverişli hukuken geçerli belgelerin sunulduğu görülmüştür. Sanıklar savunmalarında suçlamaları kabul etmiştir. Dairemizin bozma ilâmlarının gereğinin yerine getirildiği görülmüştür. A. Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Birleştirilmesine karar verilen 2022/95 Esas sayılı dava dosyası yönünden, sanık ...'nin çalışanı olduğu, sanık ...'ye ait iş yerinde suça konu bandrolsüz ürünlerin ele geçirilmesi ve sanığın ikrarı karşısında, sanık ...'nin üzerine atılı suçu işlediği sabit kabul edilip hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. B. Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen hususlar dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43 üncü maddesi uyarınca zincirleme suç kapsamında olduğu kabul edilen ve kesinleşen 8.100,00 TL adlî para cezasının mahsubuna karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, söz konusu cezanın netice cezadan düşülmesi suretiyle infazın 1 ay 20 gün hapis ve 100,00 TL adlî para cezası üzerinden yapılmasına karar verilmesi isabetli bulunmamıştır. III. KARAR A. Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün, kesinleşen cezanın mahsubuna ilişkin bendinde yer alan "TCK 63 maddesi gereğince mahsubu ile infazın 1 ay 20 gün hapis ve 100,00 TL adlî para cezası olarak yapılmasına" ibaresi çıkartılarak yerine "mahsubuna" ibaresinin yazılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03.10.2024 tarihinde karar verildi.