Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/4326 E. 2024/7753 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/4326
- Karar No
- 2024/7753
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/347 E., 2022/1550 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma 1.Şikâyetçi kurum vekilinin temyiz isteği yönünden; suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla, sanığın eyleminin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçu kapsamında kaldığı, buna göre de Tarım ve Orman Bakanlığının suçtan zarar gören sıfatı olmadığından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. 2. Sanık müdafiinin temyizi yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ve re'sen de gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. II.GEREKÇE A. Şikâyetçi Kurum Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla sanığın eyleminin 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçu kapsamında kaldığı, buna göre de Tarım ve Orman Bakanlığının suçtan zarar gören sıfatı olmadığından, 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan kamu davasına katılma hakkı ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisi bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Sanığın, hudut komutanlığı tarafından yapılan gözetleme faaliyeti sırasında, Suriye sınırında hudut bölgesinden beraberindeki 270 karton kaçak sigara ile yurda yasa dışı giriş yaparken yakalandığı anlaşılmıştır. Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3/1. maddesinin 1. cümlesi gereğince cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır. Sanık aşamalardaki savunmalarında suçlamaları kabul etmemiş, bozma sonrasında maddi durumu nedeniyle gümrüklenmiş değer tutarının iki katını ve kamu zararını ödeyemeyeceğini beyan ettiği anlaşılmıştır. Tutanak tanığı A.B. olayın tutanakta anlatıldığı şekilde gerçekleştiğini, sanığı yakaladıklarında beraberinde 2 adet sırt tabir edilen çantada kaçak sigara kartonları olduğunu, durdurmak için havaya 2 el ateş etmeleri üzerine teslim olduğunu ifade etmiştir. Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dosya içerisinde olup, suça konu kaçak sigaraların gümrüklenmiş değerinin Dairemiz yerleşik uygulamalarına göre "hafif" değerde olduğu anlaşılmıştır. Sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ihtaratı yapılmamış ise de sanığın ihtar edilen tutarı suçsuz olması ve maddi durumu nedeniyle ödemeyeceğini açıkça beyan etmesi nedeniyle Tebliğname'de yer alan bozma görüşüne iştirak edilmemiştir. Tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. III. KARAR A. Şikâyetçi Kurum Vekilinin Temyizi Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle şikâyetçi kurum vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B.Sanık Müdafiinin Temyizi Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 25.09.2024 tarihinde karar verildi.