Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/3778 E. 2024/5893 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/3778
Karar No
2024/5893
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/119 E., 2022/30 K. SUÇ : 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma 1.Şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyizi yönünden; suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, sanığın eyleminin 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi'nin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. 2.Sanığın temyizi yönünden ise; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I.TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi, cezada orantılılık ilkesine uyulmadığına, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. II.GEREKÇE A.Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, sanığın eyleminin 5015 sayılı Kanun kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de EPDK olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin vaki temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B.Nakil Aracının İadesi Kararı Yönünden Ele geçen dava konusu kaçak eşyanın miktar ve değeri ile nakil vasıtasının piyasa değeri dikkate alındığında müsaderesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağı ve bu nedenle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında hakkaniyete de aykırı olacağı ve ele geçen miktarı itibarıyla aracın yük veya hacim bakımından ağırlıklı bölümünü de oluşturmadığı cihetle aracın iadesi kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen nakil aracının masrafı sanıktan alınmak suretiyle deponun orijinal haline getirilerek sahibine iadesi yerine yazılı şekilde karar verilmesinin dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. C.Sanık Hakkındaki Mahkûmiyet Kararı Yönünden Sanığın kullandığı ...plaka sayılı nakil aracında önleme araması kararına istinaden yapılan aramada büyütülmüş olan depolarında toplam 900 litre kaçak akaryakıt ele geçirilmiştir. Sanık hakkında 5015 sayılı Pertol Piyasası Kanunu'na (5015 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık bozma öncesi savunmasında, akaryakıtı ucuz olması nedeniyle aldığını, ticari amacının olmadığını beyan etmiş, bozma sonrasında suça konu akaryakıtın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarı ihtar edildiğinde süre verilirse ödeme yapabileceğini ifade etmiştir. Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dosya içerisinde olup, suça konu kaçak sigaraların gümrüklenmiş değerinin Dairemiz yerleşik uygulamalarına göre "pek hafif " değerde olduğu anlaşılmıştır. Sanığın dosyaya sunduğu 03.04.2014 tarihli alındı belgesi ile 1.350,00 TL ödeme yaptığı tespit edilmiştir. Tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanığın suça konu akaryakıtı ticari amaçla bulundurduğunun kabulü ile haklarında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Adlî sicil kaydına göre tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Ancak; sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı, bu cihetle kovuşturma aşamasında sanığa yapılan ödeme ihtaratında indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi ve sanığın bozma öncesinde ödediği 1.350,00 TL 'nin gümrüklenmiş değer toplamından mahsup edildikten sonra belirlenen tutarın iki katının bildirilmesi gerekirken, usulüne uygun ihtarat yapılmadan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR A.Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyizi Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle şikayetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B.Nakil Aracının İadesi Kararı Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği nakil aracının iadesine ilişkin hüküm fıkrasına "masrafı sanıktan alınmak suretiyle aracın deposu orijinal haline getirilerek" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, C.Sanık Hakkındaki Mahkûmiyet Kararı Yönünden Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 29.05.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/3778, K. 2024/5893, T. 29.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-3778-e-2024-5893-k-5e5556d36c48