Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/3581 E. 2026/5823 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/3581
Karar No
2026/5823
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/1173 E., 2022/293 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Sanıklar hakkında ayrı ayrı mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I.Sanık ... Müdafii ile Sanık ...'ın Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde; 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 5/2. maddesi kapsamında, kovuşturma aşamasında suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katını ödemesi halinde etkin pişmanlıktan yararlanacağı bildirilen sanıkların, ödeme imkanının bulunmadığını beyan etmeleri ve ödeme iradesinde bulunmamaları karşısında, sanıkların yanıltılmış sayılamayacağı cihetle, Tebliğname'de belirtilen görüşe iştirak edilmemiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar... ile ... tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... müdafii ile sanık ...'ın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Ancak; Sanıkların temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 23.06.2020 tarihli ilamı ile bozulmasına karar verilen 12.02.2015 tarihli mahkumiyet kararında, sanıkların neticeten ayrı ayrı 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına hükmolunduğu halde, bozmadan sonra kurulan hükümde gün adli para cezası yönünden cezada kazanılmış hak gözetilmeyerek, sanıkların ayrı ayrı 2 yıl 6 ay hapis ve 7.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmek suretiyle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 326/son maddesine aykırı davranılması, hukuka aykırı bulunmuş ise de, söz konusu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir

Açıklanan nedenlerle sanık ... müdafii ile sanık ...'ın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği; hüküm fıkralarında adli para cezasına ilişkin bentlerden sonra gelmek üzere, "1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi gereği sanığın cezada kazanılmış hakkı gözetilerek, sanık hakkındaki cezanın 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası üzerinde infazının yapılmasına,” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

II.Sanık ...'in Temyiz İsteminin İncelenmesinde; Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık ... tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak; 1.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı ve 16.05.2017 tarihli ve 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanık ...'in eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 26.08.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 13.09.2013 olduğu,

UYAP kayıtlarının incelenmesi sonunda, hukuki ve fiili irtibat bulunması nedeniyle Şanlıurfa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/168 Esas, 2014/317 karar sayılı kararı ile birleştirilmesine karar verilen halen derdest olan Şanlıurfa 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 2026/105 Esas sayılı dosyada suç tarihinin 20.08.2013, iddianame düzenleme tarihinin 11.02.2014 olduğu, Bu dosyadaki eylemin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanık ...'in eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanık ...'in hukuki durumunun değerlendirilmesi ve sonucuna göre uygulama yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,

2.15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine; a) Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında, b) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." hükmünü içermesi karşısında; suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerin iki katı tutarının hesaplanarak, verilecek cezada 1/2 oranında indirim yapılacağının ve hüküm verilinceye kadar ödeme yapmak suretiyle etkin pişmanlık hükmünden yararlanma imkânı bulunduğu bildirilip, sanığa etkin pişmanlık hükmünün mahiyeti anlatılarak usulüne uygun ihtarat yapılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

Açıklanan nedenlerle, sanık ...'in temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 13.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/3581, K. 2026/5823, T. 13.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-3581-e-2026-5823-k-caee017d2e6a