Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/239 E. 2024/5331 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/239
- Karar No
- 2024/5331
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/805 E., 2021/391 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, teşebbüs hükümleri uygulanmadan ceza verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğuna, fahiş ceza verildiğine, gerçekleri anlatmasına rağmen değerlendirilmediğine, kaçakçılık yapmadığına ve beraati gerektiğine ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, önleme arama kararı ile sanığın sürücülüğünü yaptığı araçta yapılan aramada bidonlar içinde 2100 litre akaryakıt ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık aşamalarda, suça konu akaryakıtı kullanmak için aldığını, gümrüklenmiş değerin iki katı tutarı ve kamu zararını ödemesinin mümkün olmadığını beyan etmiştir. TÜBİTAK Enerji Enstitüsü motorin muayene raporunda suça konu motorin numunesinin marker seviyesinin geçersiz ve teknik düzenlemede yer alan özelliklere aykırı olduğu tespit edilmiştir. Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. Ancak; 1.Sanığın eyleminin; a) suç tarihinde yürürlükte bulunan 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası kapsamında, b) suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ve 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci maddesinin son cümlesi yollaması ile aynı maddenin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları (7423 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/23 maddesi olduğu gözetilerek) kapsamında kaldığı nazara alınarak suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun ve suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un ilgili hükümleri bir bütün halinde ayrı ayrı somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukukî durumunun tayin ve takdiri gerekirken sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası ve suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası tatbik edilmek suretiyle karma uygulama yapılması, 2.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar, 16.05.2017 tarihli ve 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 03.11.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 13.11.2013 olduğu, Sanık hakkında İskenderun 1. Asliye Ceza Mahkemesinde aynı tür suçtan açılan ve halen derdest olan mahkemenin 2013/1084 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 12.11.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 06.12.2013 olduğu, anlaşılmakla; Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihlerine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 16.05.2024 tarihinde karar verildi.