Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/1951 E. 2024/9354 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/1951
- Karar No
- 2024/9354
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/81 E., 2021/400 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I.TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi; hapis cezasının ertelenmesinin hukuka aykırı olduğuna ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması istemine ilişkindir. 2.Suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz istemi; suça sürüklenen çocuğun lehine hükümlerin uygulanmadığına, suça konu sigaraların ticari miktar ve mahiyette olmadığına ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. II.OLAY VE OLGULAR 19.04.2015 tarihinde önleme araması kararına istinaden suça sürüklenen çocuğun yolculuk yaptığı otobüste yapılan aramada, bagaj kısmında suça sürüklenen çocuğa ait poşet içerisindeki toplam 27 karton bandrolsüz ve kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır. Suça sürüklenen çocuğun söz konusu eyleminden ötürü 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasına muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Suça sürüklenen çocuk savunmasında; suça konu sigaraları sattığını beyan ederek, suçlamayı ikrar etmiş, bozma sonrasında ise suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını ve ayrıca kamu zararını ödeme gücü bulunmadığını beyan etmiştir. Suça konu sigaraların bandrolsüz ve kaçak olduğuna dair bilirkişi raporu dava dosyasında mevcuttur. Kovuşturma aşamasında suça konu sigaralara ilişkin kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır. III.GEREKÇE A.TEBLİĞNAMEDEKİ GÖRÜŞ YÖNÜNDEN Her ne kadar Tebliğname'de, 1. 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca suça sürüklenen çocuğun cezasında yapılabilecek indirim oranının ve bu miktarı ödeyebilmesi için "hüküm verilinceye kadar" süresinin olduğunun belirtilmemesi karşısında, suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarı hesaplanıp, hukuki sonuçlarıyla suça sürüklenen çocuğa bildirilmesi ve sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, doğru bilgilendirme haklarına aykırı davranmak suretiyle eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğu, 2.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesine objektif koşullar yönünden engel hali bulunmayan suça sürüklenen çocuğun mahkemesinde alınan savunmalarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine muvafakat edip etmediğine dair beyanı da alınmadan ve kamu zararından haberi olmayan suça sürüklenen çocuğa, davaya konu eşyanın ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükler toplamı olan miktarın kamu zararı olduğunun bildirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken kamu zararının giderilmediği gerekçesi ile eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğu belirtilerek hükmün bozulması talep edilmiş ise de; Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası ve sonradan yürürlüğe giren 5 inci maddenin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında suça sürüklenen çocuğa kovuşturma aşamasında ihtarat yapıldığı ve 5271 sayılı Kanun'un 231 üncü maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kapsamında bilgilendirildiği, suça sürüklenen çocuğa ödenmesi gereken kamu zararının bildirildiği, suça sürüklenen çocuğun mahkeme huzurunda kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katındaki tutarı ödeyecek ekonomik durumunun olmadığını beyan ettiği, keza daha az tutarda olan ve kamu zararı olarak kabul edilen gümrük vergi miktarını dahi ödeyecek maddi durumunun bulunmadığını beyan etmesi karşısında, suça sürüklenen çocuk hakkında etkin pişmanlık hükmünün ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmemiş, bu nedenle Tebliğname'deki (1) ve (2) numaralı bozma görüşüne iştirak olunmamıştır. B.Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Olay tutanağına göre, suç tarihinde suça sürüklenen çocukta ticari nitelikteki kaçak sigaraların ele geçirilmiş olması, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuğun eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, suça sürüklenen çocuk hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Suça sürüklenen çocukta ele geçen eşyanın gümrüklenmiş değeri 1.817,49 TL olup, suç tarihi itibarıyla pek hafif bulunmasına rağmen, 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ve 7423 sayılı Kanun'nun 8 inci maddesi ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrası uyarınca suça sürüklenen çocuğun cezasının üçte birine kadar indirilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde cezada eksik indirim uygulanmak suretiyle fazla ceza tayini, 2.Suça sürüklenen çocuk hakkında takdiri indirim uygulanırken uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası yerine 62 nci maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altınca fıkrasına muhalefet edilmesi, 3.Sanık hakkında hem adli para cezası hem de hapis cezasına hükmedildiği ve adli para cezaları için 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesine göre erteleme hükümleri uygulanamayacağı halde, uygulama yapılırken hiç bir ayrım yapmaksızın cezasının ertelenmesine karar verilmesi, 4.5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin sekizinci fıkrası gereği denetim süresinin iyi halli olarak geçirilmesi halinde cezanın infaz edilmiş sayılacağı ihtarının yapılmaması, 5.Kısa karar suça sürüklenen çocuğun yüzüne karşı okunup anlatıldığı halde, yokluğunda karar verildiğinin belirtilmesi suretiyle karışıklığa neden olunması, hukuka aykırı bulunmuştur. IV.KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kozluk Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.10.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/400 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 23.10.2024 tarihinde karar verildi.