Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/18097 E. 2024/1791 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/18097
Karar No
2024/1791
Karar Tarihi

MAHKEMELERİ : Tercan Asliye Ceza Mahkemesi, Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/17 E., 2017/82 K.(Tercan Asliye Ceza Mahkemesi) 2021/571 D.iş (Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi) SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet İNCELEME KONUSU KARARLAR :1. Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin itirazın reddine dair 02.12.2021 tarihli ve 2021/571 D.iş sayılı kararı 2.Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin 17.09.2021 tarihli ve 2017/17 E., 2017/82 K. sayılı ek kararı ile 05.07.2017 tarihli kararın aynen infazına ve infazın kaldığı yerden devamına TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet etmek suçundan sanık ...'in, anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin 05.07.2017 tarihli ve 2017/17 Esas, 2017/82 Karar sayılı kararının, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 12.02.2019 tarihli ve 2018/663 Esas, 2019/319 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmek suretiyle kesinleşmesini müteakip, 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (7242 sayılı Kanun) ile değişik 5607 sayılı Kanun uyarınca uyarlama yapılması talebi üzerine aynı Mahkemenin 20.04.2020 tarihli ve 2017/17 Esas, 2017/82 Karar sayılı ek kararı ile infazın durdurulmasına karar verildiği, ardından Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin 17.09.2021 tarihli ve 2017/17 Esas, 2017/82 Karar sayılı ek kararı ile dava konusu eşyanın değerinin 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası uyarınca hafif ya da pek hafif olmadığı gerekçesiyle sanık lehine uyarlama yapılamayacağından bahisle Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin 05.07.2017 tarihli kararının aynen infazına ve infazının kaldığı yerden devamına hükmedildiği ve bu kararın itiraz üzerine Erzincan 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 02.12.2021 tarihli ve 2021/571 D.iş sayılı kararıyla itirazın süreden reddine karar verilmek suretiyle kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.12.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.02.2023 tarihli ve KYB-2022/161910 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, Dairemizin 04.05.2023 tarihli 2023/4618 Esas, 2023/4274 Karar sayılı ilamıyla dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığa tevdiine karar verilmiş olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.10.2023 tarihli ve KYB-2023/103422 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle gereği düşünüldü: I. İSTEM A.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.02.2023 Tarihli ve KYB-2022/161910 Sayılı Kanun Yararına Bozma İsteminin; “ Benzer bir olay nedeniyle Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 12/01/2022 tarihli ve 2021/29361 esas, 2022/385 sayılı ilâmında yer alan, "... Somut olayda, suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 8.012,11 Türk lirası olduğu, hükümden sonra 15/04/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasına eklenen düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği anlaşılmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12. maddenin 1. fıkrası mucibince ilgili hükümlerin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ... Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarnamesi içeriğindeki hususlar yerinde görüldüğünden ... kararının 5271 sayılı CMK'nun 309/4-a maddesi uyarınca BOZULMASINA ..." ile, Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 12/11/2020 tarihli ve 2019/10269 esas, 2020/15850 karar sayılı ilâmında yer alan, "... Hükümden sonra 15/04/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklinde düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin, dosya bilirkişiye tevdii edilerek tespit ettirilmek sureti ile; 5237 sayılı TCK'nın 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası mucibince ilgili hükümlerin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukukî durumunun yerel mahkemece yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu ... " şeklindeki açıklamalar karşısında, Somut olayda, suça konu eşyaya mahsus tespit varakasında eşyanın gümrüklenmiş değerinin 3.999,97 Türk lirası olduğu, hükümden sonra 15/04/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasına eklenen düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği anlaşılmakla, suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin pek hafif nitelikte olduğu gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”şeklindeki gerekçeye dayandığı, B. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.10.2023 Tarihli KYB-2023/103422 Sayılı Kanun Yararına Bozma İsteminin, "5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan sanık ...'in anılan Kanun'un 3/18, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına dair dair Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin 05/07/2017 tarihli ve 2017/17 esas, 2017/82 sayılı kararının, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 12/02/2019 tarihli ve 2018/663 esas, 2019/319 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmek suretiyle kesinleşmesini müteakip, 15/04/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun uyarınca uyarlama yapılması talebi üzerine, eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Kanunun yürürlüğe girdiği tarih olan 15/04/2020 tarihinden itibaren 90 gün içinde devlet hazinesine ödemeye ilişkin tespit amacıyla infazının durdurulmasına dair aynı Mahkemenin 20/04/2020 tarihli ve 2017/17 esas, 2017/82 sayılı ek kararını takiben, sanık tarafından 5607 sayılı Kanun'un geçici 12. maddesi gereğince 90 günlük sürede devlet hazinesine ödeme yapıldığına ilişkin bilgi ve belgenin sunulmadığı, keza etkin pişmanlık kapsamında sanığın uyarlama yapılması yönünde dava dosyasında herhangi bir talebinin de mevcut olmadığı, yine dava konusu suç eşyasının değerinin 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesi uyarınca hafif ya da pek hafif olmadığının anlaşıldığı, değerinin hafif ya da pek hafif olmaması nedeniyle sanık lehine uyarlama yapılamayacağından bahisle Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin 05/07/2017 tarihli kararının aynen infazına ve infazının kaldığı yerden devamına ilişkin Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin 17/09/2021 tarihli ve 2017/17 esas, 2017/82 sayılı ek kararını kararı kapsayan dosya incelendi. Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 09/01/2023 tarihli ve 2022/16383 esas, 2023/33 karar sayılı ilâmında yer alan, "... suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin 5.661,33 TL olduğu, bu nedenle suç tarihi olan 18.12.2015 tarihi itibarıyla 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrası gereğince eşyanın değerinin pek hafif kapsamda kaldığı..., ...mahkûmiyet kararının yeniden ele alınarak uyarlama yargılaması yapılması suretiyle suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 89 uncu maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi yollamasıyla anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca temel ceza belirlendikten sonra, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası gereği uygulama yapılması ve ardından kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin pek hafif olması nedeniyle cezada 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrası gereği indirim uygulanması gerekirken...." şeklindeki açıklama ile, Hükümden sonra 15/04/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/22. fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenleme karşısında, Somut incelemeye konu dosyada, 620 paket sigara için belirlenen 4.495,97 Türk lirası gümrüklenmiş değerin 05/12/2016 olan suç tarihindeki ekonomik koşullar ve paranın satın alma gücüne nazaran 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesi gereğince pek hafif kapsamda kaldığı, mahkemesince 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son cümlesi yollamasıyla anılan Kanun'un 3/5. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra, aynı Kanun'un 3/10. fıkrası gereği uygulama yapılması ve ardından kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin pek hafif olması nedeniyle cezada 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesi gereği indirim uygulanması gerekirken, yazılı şekilde aynen infazına karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.02.2023 Tarihli ve KYB-2022/161910 Sayılı Kanun Yararına Bozma İstemi Yönünden Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.09.2021 tarihli ve 2017/17 Esas, 2017/82 Karar sayılı ek kararı ile sanık lehine uyarlama yapılamayacağından bahisle Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin 05.07.2017 tarihli kararının aynen infazına ve infazın kaldığı yerden devamına hükmedildiği, Erzincan 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/571 Değişik iş sayılı kararı ile itirazın usulden reddedildiği, uyarlama yargılamasına konu esasla ilgili bir karar verilmediği;itirazın reddine ilişkin kararda herhangi bir Kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. B. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.10.2023 Tarihli ve KYB-2023/103422 Sayılı Kanun Yararına Bozma İstemi Yönünden Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesinin, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.02.2023 Tarihli ve KYB-2022/161910 Sayılı Kanun Yararına Bozma İstemindeki Görüş Yönünden; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, B. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.10.2023 Tarihli KYB-2023/103422 Sayılı Kanun Yararına Bozma İstemindeki Görüşler Yönünden; 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.09.2021 tarihli ve 2017/17 Esas, 2017/82 Karar sayılı ek kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca müteakip işlemlerin mahallinde yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, oy birliğiyle, 22.02.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/18097, K. 2024/1791, T. 22.02.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-18097-e-2024-1791-k-5d7197baa20e