Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/17414 E. 2025/12696 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/17414
- Karar No
- 2025/12696
- Karar Tarihi
K A N U N Y A R A R I N A MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/52 E., 2022/166 K. SUÇ : 5941 sayılı Kanun'a muhalefet
... 1. İcra Ceza Mahkemesinin 26.05.2022 tarihli ve 2022/52 E., 2022/166 K. sayılı kararıyla, sanığın, 5941 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, neticeten iki kez 191.400,00 TL ve bir kez 195.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve çek düzenleme ve çek hesabı açmaktan yasaklanmasına karar verilmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 25.07.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.09.2023 tarihli ve KYB - 2023/89706 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.09.2023 tarihli ve KYB - 2023/89706 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“1-Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 17/10/2019 tarihli ve 2019/31481 esas, 2019/12992 karar sayılı ilâmında yer alan "Kabahatli ...'ın, çek hesabı sahibi ... Zeytin Zeytin Yağı Gıda Turizm İnşaat Nakliyat Sanayi ve İthalat Ltd. Şti'ni temsile yetkili kişi olduğu, 03/02/2012 tarihli ve 28193 (mükerrer) sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6273 sayılı Çek Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 3. maddesi ile değişik 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 5/1. maddesinde
yer alan “.... çek hesabı sahibi gerçek veya tüzel kişi hakkında ....her bir çekle ilgili olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilir...” şeklindeki ve karar tarihinde yürürlükte olan düzenleme uyarınca sanık hakkında idarî yaptırım kararı verilemeyeceği anlaşılmakla; ...kabahatli hakkında verilen çek düzenleme ve çek hesabı açmaktan yasaklanma kararının KALDIRILMASINA..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, somut olayda çek hesabının ... Seracılık Tarım Sanayi Ticaret Limited Şirketi'ne ait olduğunun anlaşılması karşısında; şirket temsilcisi olarak çeki imzalayan ve çek hesabının sahibi olmayan sanık ... hakkında, çek düzenleme ve çek hesabı açmaktan yasaklanması kararı verilemeyeceğinin gözetilmemesinde,
2-5941 sayılı Çek Kanunu'nun "Ceza sorumluluğu, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı" başlıklı 5/1. maddesinin; "..yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak “karşılıksızdır” işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne kadar adli para cezasına hükmolunur." ve 28/02/2018 tarihli ve 7101 sayılı İcra ve İflâs Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 25. maddesi ile değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun "Kesin mühletin borçlu bakımından sonuçları" başlıklı 297/1. maddesinin "Borçlu, komiserin nezareti altında işlerine devam edebilir. Şu kadar ki, mühlet kararı verirken veya mühlet içinde mahkeme, bazı işlemlerin geçerli olarak ancak komiserin izni ile yapılmasına veya borçlunun yerine komiserin işletmenin faaliyetini devam ettirmesine karar verebilir." şeklinde belirtilen düzenlemeler ile, Benzer bir olay nedeniyle Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 10/06/2019 tarihli ve 2019/23974 esas, 2019/9339 karar sayılı ilâmında, "7101 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi öncesi veya sonrasında; adi (mahkeme içi) konkordato (tasdiki) yargılamasını yapacak olan mahkemeye başvuran borçlu tüzel kişilerin yetkili temsilcilerinin, henüz konkordato talebi ile mahkemeye başvurmadan keşide ettikleri veya geçici mühlet kararı öncesinde keşide ederek alacaklıya teslim ettikleri, gerek ticari defter ve kayıtlarında gerekse konkordato projesinde yer alacak olan ileri tarihli (postdate) çeklerin, geçici mühlet kararı ile başlayıp konkordatonun tasdiki veya reddi ile sonuçlanan konkordato (tasdiki) yargılaması süreci içinde, bankaya ibrazında karşılıksız çıkması halinde, 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 5/1. maddesi kapsamında cezai sorumluluklarının devam edip etmeyeceğinin tespiti açısından; açılan ceza davasına bakmakla görevli ve yetkili icra ceza mahkemelerince; devam eden konkordato (tasdiki) yargılaması süreci, 5271 sayılı CMK'nin 218/1. maddesi gereği "bekletici sorun" yapılmak suretiyle, konkordato (tasdiki) yargılamasını yapan hukuk mahkemesince verilecek kararın sonucuna göre; a-)Şayet çek hesabı sahibi tüzel kişi hakkında konkordatonun tasdikine karar verilirse; Bu süreçte yukarıda ana hatlarıyla yazılı olan borçlunun iyiniyetinin kesinleşmesi, alacaklıların tamamıyla anlaşma hükümlerine göre alacaklarını mahkemeye bildirmiş olmaları, bu alacak kalemleri arasında ileri tarihli çekin de yer alacak olması, borçlunun konkordato projesinin alacaklıların çoğunluğu ve mahkemece kabul görmesi, konkordatonun tasdikinin mühlet öncesinde keşide edilen çekin alacaklıları dahil tüm alacaklıları bağlaması ve konkordatonun kollektif bir tasfiye şekli olması gibi ilke ve sonuçlar karşısında; Konkordato tasdiki kararında, 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 5. maddesinde unsurları yazılı suça konu çekin ödeme tarihi ve karşılıksız kalan bedelin, çek alacaklısını da bağlayacak şekilde yeniden belirlenecek olması, dolayısıyla açılan ceza davasında yargılanan kişilerin hukuki durumlarının kesinleşecek konkordato hükümlerine değerlendirilmesi gerekeceği, Konkordatonun tasdiki kararıyla birlikte kesinleşen konkordato anlaşmasına göre hüküm ve sonuçları yeniden belirlenen suça konu çekin, ibraz tarihinden sonra suçun konusunu oluşturan zorunlu unsurları sahip bir çek olmaktan çıkması, dolayısıyla tüzel kişi yetkilisi olan sanıkların cezai sorumluluğundan söz edilemeyeceği, b-)Şayet çek hesabı tüzel kişi hakkında konkordatonun herhangi bir nedenle reddine karar verilirse;
Bu sefer bekletici sorun kararının kaldırılmasıyla ceza yargılamasına devam edilerek 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 297. maddesine göre, konkordato komiseri atanmasıyla birlikte tüzel kişinin yetkili temsilcilerinin şirketi yönetim ve temsil yetkisinin kendiliğinden ortadan kalkmayacağı, bununla beraber mahkemenin hangi işlerin şirket yöneticileri tarafından hangi işlerin komiser tarafından yapılacağına dair karar verme yetkisinin bulunduğu gözetilerek, b-1-) Konkordato (tasdiki) yargılamasını yapan mahkemece, konkordatonun reddi kararına kadarki süreçte, şayet çek hesabını yönetimi, bu hesaba para aktarma, çek hesabı üzerinde tasarruf etme gibi yetkilerin şirket yönetim organından alınıp komisere verilmesi yönünde bir karar verilmişse ve bankaya ibraz edilen çek, komiserin yetkili olduğu dönemde karşılıksız çıkmışsa; bu durumda şirket yetkilisi gerçek kişilerin 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 5. maddesi gereği cezai sorumluluklarının devam etmeyeceğine, b-2-) Konkordato (tasdiki) yargılamasını yapan mahkemece, konkordatonun reddi kararına kadarki süreçte, şayet çek hesabını yönetimi, bu hesaba para aktarma, çek hesabı üzerinde tasarruf etme gibi yetkilerin şirket yönetim organından alınıp komisere verilmesi yönünde açık bir karar verilmemişse; bu konudaki tüm yetkiler şirket yöneticilerinde olacağından, söz konusu kişilerin bu süreçte bankaya ibraz edilen ve karşılıksız çıkan çekten dolayı 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 5. maddesi gereği cezai sorumluluklarının devam edeceğine..." biçimindeki açıklamalar birlikte nazara alındığında; Dosya kapsamına göre; sanık tarafından keşide edilen 23/02/2022, 24/02/20 22... /02/2022 tarihli çeklerin bankaya ibraz edilmesi ve banka tarafından "karşılıksızdır" işlemi yapılmasını müteakip, müşteki vekilinin şikayeti üzerine yapılan yargılama sonucunda sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de; sanığın konkordato talebinin Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/84 esas sayılı dosyasında, ... Seracılık Şirketi hakkında 25/02/2022 tarihli tedbir kararının devamı ile 18/05/2022 tarihinden geçerli olmak üzere geçici konkordato mühleti verildiği ve komiser atandığı, 18/05/2022-18/05/2023 tarihleri arası içinde kesin konkordato mühleti verildiğinin anlaşılması karşısında, 5941 sayılı Kanun'un 5/1. maddesi kapsamında sanık yönünden cezai sorumluluğunun devam edip etmeyeceğinin tespiti açısından, yargılama sürecinin anılan Ticaret Mahkemesinden sorulup yargılama sürecinin devam ettiğinin anlaşılması halinde, öncelikle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 218/1. maddesi gereği "bekletici sorun" kararı alınması, konkordato tasdiki yargılamasını yapan ticaret mahkemesince verilecek kararın sonucuna göre sanığın hukukî durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesinde, isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE A. Kanun Yararına Bozma İhbarnamesindeki (1) Numaralı İstemin Değerlendirilmesinde; Dosya kapsamına göre suç tarihlerinin 23.02.2022, 24.02.20 22... .02.2022 olduğu, suç tarihlerinde yürürlükte bulunan 5941 sayılı Kanun'un 5/1. maddesindeki düzenleme ile çek hesabı açmaktan yasaklama tedbirinin uygulanacağı kişilerin "...Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı, çek hesabı sahibi gerçek veya tüzel kişi, bu tüzel kişi adına çek keşide edenler ve karşılıksız çekin bir sermaye şirketi adına düzenlenmesi durumunda ayrıca yönetim organı ile ticaret siciline tescil edilen şirket yetkilileri hakkında uygulanır." şeklinde belirlendiği, suç tarihi itibarıyla sanığın şirketi münferiden temsile yetkili kişi olduğunun anlaşılması karşısında, Mahkemece sanık hakkında çek hesabı açmaktan yasaklama kararı tedbirinin uygulanmasında isabetsizlik görülmemiştir.
B. Kanun Yararına Bozma İhbarnamesindeki (2) Numaralı İstemin Değerlendirilmesinde; Yargılamaya konu 1802858 sayılı çekle ilgili Mahkemece sanığın neticeten 195.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesine rağmen, kanun yararına bozma ihbarnamesinde sanığın bu çekle ilgili cezasının 195.000,00 TL adli para cezası olarak gösterilmesinin yazım hatası olduğu kabul edilerek yapılan incelemede,
Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesindeki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR A. Kanun Yararına Bozma İhbarnamesindeki (1) Numaralı İstem Yönünden; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
B. Kanun Yararına Bozma İhbarnamesindeki (2) Numaralı İstem Yönünden; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma ihbarnamesindeki (2) numaralı isteminin KABULÜNE,
... 1. İcra Ceza Mahkemesinin 26.05.2022 tarihli ve 2022/52 E., 2022/166 K. sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.10.2025 tarihinde karar verildi.