Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/17448 E. 2025/12700 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/17448
- Karar No
- 2025/12700
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/392 E., 2019/227 K. SUÇ : 5941 sayılı Kanun'a muhalefet
İstanbul 8. İcra Ceza Mahkemesinin 02.04.2019 tarihli ve 2018/392 E., 2019/227 K. sayılı kararıyla, sanığın, 5941 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, netice 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve çek düzenleme ve çek hesabı açmaktan yasaklanmasına karar verilmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 18.08.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.09.2023 tarihli ve KYB - 2023/93805 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.09.2023 tarihli ve KYB - 2023/93805 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 08/04/2019 tarihli ve 2018/4527 esas, 2019/6821 karar sayılı ilamında "...dosyada mevcut çek sureti üzerinde yapılan incelemede, muhatap bankanın her bir çek yaprağı için ödemekle yükümlü olduğu miktar düşüldükten sonra karşılıksız kalan miktar 158.590,00 TL olduğundan sanığın, neticeten 158.590,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına," ibaresi yazılmasına, hükmün B) bendinin diğer kısımlarının aynen bırakılmasına, infaza dair hükümlerin bu miktar üzerinden uygulanmasına..." şeklinde belirtildiği üzere, sanık hakkında bankanın kanunen ödemekle yükümlü olduğu miktar düşüldükten sonra karşılıksız kalan çek bedeli kadar adlî para cezasına hükmedilmesi gerektiği,
Somut olayda, şikâyete konu 15/10/2018 tarihinde bankaya ibraz edilen ... Bankası .../... Şubesine ait ve 30.000,00 Türk lirası bedelli çekin bankaya ibrazında karşılığının bulunmadığının çekin arka yüzüne şerh düşüldüğünün anlaşılması karşısında, 5941 sayılı Kanun'un 3/3-a-1 maddesi uyarınca Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası tarafından 2018 yılı içi belirlenen muhatap bankanın, hamile süresinde ibraz edilen her çek yaprağı için ödeme yapmakla yükümlü olduğu 1.600,00 Türk lirasının, çek bedeli olan 30.000,00 Türk lirasından mahsup edildikten sonra, sanığın bu çeklerin karşılıksız kalan kısmı olan 28.400,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılması yerine, fazla ceza tayin edilerek yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesindeki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
İstanbul 8. İcra Ceza Mahkemesinin 02.04.2019 tarihli ve 2018/392 E., 2019/227 K. sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca, sanık ... yönünden, hüküm fıkrasının 4. maddesinde yer alan "30.000,00 TL" ibaresi çıkartılıp, yerine "28.400,00 TL" ibaresinin eklenmesine, hükümdeki sair hususların aynen muhafaza edilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.10.2025 tarihinde karar verildi.