Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/17045 E. 2025/12840 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/17045
- Karar No
- 2025/12840
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/95 E., 2018/2 K. SUÇ : 5941 sayılı Kanun'a muhalefet
İstanbul 2. İcra Ceza Mahkemesinin 25.01.2018 tarihli ve 2017/95 E., 2018/2 K. sayılı kararıyla, sanığın, 5941 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, neticeten 5.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve çek düzenleme ve çek hesabı açmaktan yasaklanmasına karar verilmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 14.07.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.09.2023 tarihli ve KYB - 2023/85387 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.09.2023 tarihli ve KYB - 2023/85387 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, müştekinin 5.500,00 Türk lirası bedelli çekin süresi içerisinde bankaya ibrazına rağmen ödenmemesi nedeniyle şikâyetçi olduğu, Mahkemesince, sanığa 5 gün adli para cezası tayin edildikten sonra, günlüğü 20,00 Türk lirasından hesaplanmak üzere sanığın 100,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5941 sayılı Kanun'un 5/1. maddesi uyarınca adli para cezasının çek bedelinden az olamayacağından bahisle neticeten 5.500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; 5941 sayılı Kanun'un 5/1. maddesinde yer alan, "(Değişik: 15/7/2016-6728/63 md.) Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak “karşılıksızdır” işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne kadar adli para cezasına hükmolunur. Ancak, hükmedilecek adli para cezası; çek bedelinin karşılıksız kalan miktarı, (…) az olamaz." şeklindeki düzenleme gereğince sanığa verilecek cezanın çek bedelinin karşılıksız kalan miktarından az olamayacağı gibi, yetkili hamilin muhatap bankaya başvurmaması veya başvurmasına rağmen usulünce başvuru yapmadığından ödeme yapılmaması nedeniyle banka tarafından ödeme yapılmaması durumunda bu durumun sorumluluğunun sanığa yükletilmemesi gerektiği, somut olayda yetkili hamil tarafından suça konu çek bedeli takas odasından talep edilmiş olup, bu şekildeki taleplerde çekin karşılıksız olması halinde bankaların birbirlerine bedel aktarmamak ve mahsuplaşmamak amacıyla her çek yaprağı için ödenmesi gereken zorunlu kanuni bedelin ödenmediği durumda, yetkili hamilin muhatap bankaya süresinde başvurmak suretiyle kanunen zorunlu ödeme miktarını alması mümkün iken, bu yönden bir talepte bulunulmadığı, dolayısıyla bu sorumluluğun sanığa yükletilmemesi gerekirken çek bedelinin tamamının üzerinden hesap yapılmak suretiyle fazla ceza tayin edilerek yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesindeki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
İstanbul 2. İcra Ceza Mahkemesinin 25.01.2018 tarihli ve 2017/95 E., 2018/2 K. sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca, hüküm fıkrasının 4. maddesinde yer alan "5.500,00-TL" ibaresi çıkartılıp, yerine "3.900,00 TL" ibaresinin eklenmesine, hükümdeki sair hususların aynen muhafaza edilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.10.2025 tarihinde karar verildi.