Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/17304 E. 2024/6472 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/17304
- Karar No
- 2024/6472
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1922 E., 2022/601 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER :Sanıklar hakkında kaçakçılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen mahkûmiyet kararlarının düzeltilerek esastan reddi EK KARAR :Resmî belgede sahtecilik suçuna ilişkin temyiz istemlerinin kararın temyizi kabil olmadığından reddi ASIL KARARI TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : 1.Ek karar yönünden onama, 2.Asıl karar yönünden, temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri; sanıkların atılı suçları işleme kasıtları bulunmadığına, atılı eylemlerin sübut bulmadığına, haklarında beraat kararları verilmesi gerektiğine, eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğine ve re'sen gözetilecek diğer sebeplerle hükümlerin bozulması taleplerine, ayrıca temyiz istemlerinin reddine ilişkin ek kararın da hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. II. GEREKÇE Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü Komuta Kontrol ve Operasyon Dairesinden alınan 18.10.2019 tarihli elektronik postada "İtalya'dan Roro gemisi ile gelecek olan ... plakalı dorsede beyan harici eşya olabileceğinin" belirtilmesi üzerine yapılan araştırmalarda bahse konu dorsenin, ... plakalı çekiciye bağlı olarak 23.10.2019 günü Mersin Limanı'na gelecek olan ... isimli Roro gemisine ait Manifestonun ... sırasında kayıtlı olduğu, Manifestoda araç yükünün “...” olarak belirtildiğinin tespit edilmesi üzerine X-Ray taramasına sevk edildiği, ... sayılı T2 belgesi kapsamında Mersin Gümrük Müdürlüğünce 25.10.2019 günü saat 15.00’de tescil edilen aracın aynı gün yapılan tarama sonucunda beyanname muhteviyatı eşya ile uyumsuz olduğu şüphesi ile arama hangarına sevkinin yapıldığı, ... sayılı T2 belgesi ve ekleri incelendiğinde belge ve ekleri kapsamı eşyanın 1000 kap “...”, ekindeki 14.10.2019 tarih ... numaralı faturada ise eşyanın “...” olarak kayıtlı bulunduğunun görülmesi üzerine eşyanın yapılan sayım ve tespit işlemlerinde; "980 box içerisinde üzerinde herhangi bir bandrol bulunmayan ve “...” ibareleri bulunan 49.000 paket içerisinde toplam 9.800.000 adet makaron türü eşya" bulunduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. Sanık ...'nin aşamalardaki savunmasında; atılı suçlamaları kabul etmediğini, olayın gönderici firmanın hatasından kaynaklandığını, satın aldıkları eşyanın makaron olduğunu, aynı firmadan kağıt alımı da yapacaklarını ve karıştırılmış olabileceğini, düzeltme için dilekçe ibraz ettiklerini beyan ettiği görülmüştür. Sanık ...'un aşamalardaki savunmasında; eşyanın beyannameye sehven kağıt olarak yazılmış olduğunu, fark ettiklerinde düzeltme için dilekçe verdiklerini, kendisinin zaten nakliye firması yetkilisi olduğunu ve bu olayda herhangi bir menfaati bulunmadığını beyan ettiği görülmüştür. İlk Derece Mahkemesi tarafından sanıkların savunmalarına itibar edilmediği ve her iki suçun da sübuta erdiği sabit görülerek sanıkların kaçakçılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkûmiyetlerine karar verildiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafilerinin ve katılan ... İdaresi vekilinin istinaf başvuruları üzerine dosya üzerinden yapılan yargılamada; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanıkların savunmalarına itibar edilmemiş ve her iki sanık yönünden atılı her iki suçun da sübuta erdiği sabit görülmek ve İlk Derece Mahkemesi Kararı yerinde bulunarak istinaf başvurularının ayrı ayrı düzeltilerek esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Kararların sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine İstinaf Mahkemesince, sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen esastan red kararlarının temyizi kabil olmadığından bahisle reddedildiği, temyiz isteminin reddine ilişkin 27.05.2022 tarihli ek kararın sanıklar müdafileri tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır. Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında ve bilirkişi raporunda belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "fahiş değer" aralığında olduğu, dosyada mevcut bilirkişi raporunda muhtemel vergi kaybının 596.484,33 TL olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. A.Resmi Belgede Sahtecilik Suçuna İlişkin Temyiz İstemlerinin Reddine Dair 27.05.2022 Tarihli Ek Karar Yönünden Hükmün niteliği itibarıyla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca temyiz edilemez olduğu, sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin aynı Kanun'un 296 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine ilişkin ek kararın usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin reddine ilişkin ek kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. B.Sanıklar Hakkında Kaçakçılık Suçundan Verilen Hükümler Yönünden Olayın oluş şekli, sanıkların aşamalardaki savunmalarının atılı suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, dosyada mevcut bilirkişi raporları, bahse konu düzeltme dilekçesinin eşyanın nakledildiği aracın şüphe üzerine X-Ray taramasına sevki sonrası ibraz edilmesi nedeniyle kabul edilemeyeceği, T2 belgesi ve ekindeki fatura ile ele geçen eşyanın açık bir biçimde farklı olması, olayın gönderici firmanın hatasından kaynaklanmış olduğu yönündeki savunmalara itibar edilemeyeceği, ele geçen eşya miktarının fazlalığı ve kastın yoğunluğu ile tüm dosya kapsamı karşısında, Bölge Adliye Mahkemesi kararı yerinde görülmüş, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık ... müdafiinin ve sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. III.KARAR A.Resmi Belgede Sahtecilik Suçuna İlişkin Temyiz İstemlerinin Reddine Dair 27.05.2022 Tarihli Ek Karar Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle ek kararda hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık ... müdafiinin ve sanık ... müdafiinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA, B.Sanıklar Hakkında Kaçakçılık Suçundan Verilen Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanık ... müdafii ve sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.06.2024 tarihinde karar verildi. KISMİ KARŞI DÜŞÜNCE Sanıklar ... ve ... hakkında, resmi belgede sahtecilik ve 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükümlerin, sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine sayın çoğunluğun Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı “temyiz isteminin esastan reddi ile hükümlerin onanmasına” ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki; Bölge Adliye Mahkemelerince verilip temyiz edilen kararlarla ilgili temyiz incelemesi yapan Yargıtay Ceza Dairelerinin verebilecekleri kararlar 5271 sayılı CMK.nun 302 ve 303. maddelerinde gösterilmiştir. Kanunun 302. maddesinde “temyiz isteminin esastan reddi” ile “bozma”, 303. maddesinde ise “hukuka aykırılığın düzeltilmesi” verilebilecek kararlar olarak sayılmıştır. Bu iki maddede de “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması” diye bir tabir kullanılmamıştır. Kaldı ki 5271 sayılı CMK.ndaki temyiz incelemesi mantığına da “onama” tabiri uygun değildir. CMK.nda kural olarak temyiz nedenleriyle bağlılık esastır. CMK.nun 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık halleri dışında, yine Kanunun 301. maddesi uyarınca Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlarda temyiz incelemesi yapabilecektir. Temyize tabi kararda, hukuka kesin aykırılık dışında temyiz başvurusunda belirtilmeyen aykırılıklar olsa bile bozmaya konu edilemeyeceğinden, Kanun Koyucu bilinçli olarak denetime tabi “kararın onanması” tabirine de yer vermemiştir. Bu anlatılanlar nedeniyle “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ” yerine “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASI” yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 12.06.2024