Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/17284 E. 2025/5238 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/17284
Karar No
2025/5238
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2338 E., 2023/762 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet hükmünü kaldırarak beraate karar verilmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Edirne 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2022 tarihli ve 2021/658 Esas, 2022/398 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/11. maddesi gereğince hükmün açıklanmasına, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun'un 3/1, 4/2, 3/22, 5/2-b maddesi uyarınca 2 ay 15 gün hapis ve 500,00 TL adlî para cezası ile mahkûmiyetine, kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.

B. İstinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin, 23.02.2023 tarihli ve 2022/2338 Esas, 2023/762 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Gümrük İdaresi vekili ve sanık müdafiin istinaf başvurularının kabulü ile, duruşmasız olarak yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e bendi gereğince beraatine, kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılan Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Sanık tarafından beyan edilmeden ülkeye sokulmaya çalışılan eşyalar nedeniyle, eylemin ticari amaçlı olduğu gözetilerek sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre sanığın atılı suçtan beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği anlaşılarak, katılan vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin kararında, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğnameye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Edirne 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2025 tarihinde karar verildi.

(K.K.D.)

KISMİ KARŞI DÜŞÜNCE

Sanık ... hakkında, 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün, katılan kurum vekili tarafından temyizi üzerine sayın çoğunluğun Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına” ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki;

Bölge Adliye Mahkemelerince verilip temyiz edilen kararlarla ilgili temyiz incelemesi yapan Yargıtay Ceza Dairelerinin verebilecekleri kararlar 5271 sayılı CMK.nun 302 ve 303. maddelerinde gösterilmiştir. Kanunun 302. maddesinde “temyiz isteminin esastan reddi” ile “bozma”, 303. maddesinde ise “hukuka aykırılığın düzeltilmesi” verilebilecek kararlar olarak sayılmıştır. Bu iki maddede de “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması” diye bir tabir kullanılmamıştır. Kaldı ki 5271 sayılı CMK.ndaki temyiz incelemesi mantığına da “onama” tabiri uygun değildir. CMK.nda kural olarak temyiz nedenleriyle bağlılık esastır. CMK.nun 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık halleri dışında, yine Kanunun 301. maddesi uyarınca Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlarda temyiz incelemesi yapabilecektir. Temyize tabi kararda, hukuka kesin aykırılık dışında temyiz başvurusunda belirtilmeyen aykırılıklar olsa bile bozmaya konu edilemeyeceğinden, Kanun Koyucu bilinçli olarak denetime tabi “kararın onanması” tabirine de yer vermemiştir. Bu anlatılanlar nedeniyle “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ” yerine “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASI” yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 14.04.2025

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/17284, K. 2025/5238, T. 14.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-17284-e-2025-5238-k-0bdde632d27a