Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/17067 E. 2025/4121 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/17067
- Karar No
- 2025/4121
- Karar Tarihi
K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A HÂKİMLİĞİ : Karşıyaka 1. Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2022/1769 Değişik iş KABAHATLİ : ... KABAHAT : 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun'a muhalefet İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun’a (1567 sayılı Kanun) aykırılık eyleminden dolayı kabahatli ... hakkında Aliağa Cumhuriyet Başsavcılığının 28.10.2021 tarihli ve 2021/19 idarî yaptırım defter, 2021/12 sayılı kararı ile uygulanan 20.000,00 Türk lirası idarî para cezasına karşı yapılan başvurunun reddine dair Aliağa Sulh Ceza Hâkimliğinin 07.03/2022 tarihli ve 2021/1461 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın Karşıyaka 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 19.04.2022 tarihli ve 2022/1769 değişik iş sayılı kararıyla reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 18.07.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve KYB-2023/87768 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve KYB-2023/87768 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...Dosya kapsamına göre, Aliağa Cumhuriyet Başsavcılığının 28/10/2021 tarihli kararı ile Beisco Mühendislik Makina Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından 19350300EX061603 sayılı, 12/04/2019 tarihli ve 83.750,00 Euro tutarlı gümrük beyannamesi ile fiili ihracı 16/04/2019 tarihinde yapılan yapılan ihracat bedelinin tamamının belirtilen sürede yurda getirilmediğinden bahisle idari para cezası düzenlendiği, Kabahatli tarafından sunulan ve dosya kapsamında bulunan 28/03/2019 tarihli döviz alım belgesinde, 19350300EX061603 sayılı ve 12/04/2019 tarihli ihracata ilişkin 58.930,00 Euro değerinde paranın kabahatli şirkete geldiği ve Denizbank aracılığı ile Türk lirasına çevrildiğinin anlaşılması karşısında, İhracat Genelgesi'nin ek 1. maddesinde ''..Bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren İBKB’ye veya DAB’a bağlanan ihracat bedellerinin en az %40'ı İBKB’yi veya DAB’ı düzenleyen bankaya satılır. Bu bedeller bankaca Merkez Bankası tarafından ilan edilen ve işlem günü için geçerli döviz alış kuru üzerinden aynı gün Merkez Bankasına satılır ve Merkez Bankasının banka nezdindeki hesabına aktarılır. Söz konusu tutarın tam karşılığı banka tarafından ihracatçıya Türk parası olarak ödenir..'' şeklindeki düzenleme gözetildiğinde, 28/03/2019 tarihindeki döviz alım belgesine göre 83.750,00 Euro tutarında ihracat bedelinin %40 tutarını aşacak şekilde 58.930,00 Euro değerinde paranın Türk lirasına süresinde çevrildiğinin anlaşılması karşısında, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir. ” yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karara İlişkin Tebliğ' in (İhracat Bedelleri Hakkında) (Tebliğ No: 2018-32/48) 3/1. maddesinde yer alan düzenlemede belirtilen sürede ihracat bedellerinin yurda getirilmemesinin, 1567 sayılı Kanun'un 3/3-1. cümlesinde yer alan kabahat fiilini oluşturacağı ve bu düzenleme uyarınca idarî yaptırım miktarının belirleneceği, ihracat bedellerinin fiili ihraç tarihinden itibaren 180 gün içerisinde yurda getirilmemesine karşın, idarî para cezasının kesinleşmesinden önce yurda getirilmesi durumunda ise aynı Kanun'un 3/3-2 ve 3. cümlelerinde yer alan hükümler dikkate alınarak 3/1. maddesi uyarınca idarî yaptırım uygulanması, belirtilen tespitlerin yapılması esnasında anılan Tebliğin kabahat tarihindeki 10. maddesinde yer verilen terkin miktarlarının da dikkate alınması gerektiği sabit olup; muteriz tarafından sunulan 2 adet döviz alım belgesinin sıhhat ve geçerliliği araştırılıp, sunulan belgelerin, idarî yaptırıma konu ihracat bedellerine ilişkin olup olmadığı ile ihracat bedelinin bir kısmının yurda getirilip getirilmediği ile geri kalan kısmın terkin sınırında kalıp kalmadığı da belirlendikten sonra muterizin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekip gerekmediği hususunda da kanun yararına bozma isteminde bulunup bulunmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, oy birliğiyle 18.03.2025 tarihinde karar verildi.