Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/17064 E. 2024/4958 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/17064
- Karar No
- 2024/4958
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/960 E., 2018/1065 K. SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na aykırılık İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Adana 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.12.2018 tarihli ve 2017/960 Esas, 2018/1065 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yoklama kaçağı olmak suçundan, 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 63/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43/1 ve 62 maddeleri uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 01.02.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 27.07.2023 tarihli ve 94660652-105-33-12552-2019-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve KYB - 2023/89686 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve KYB - 2023/89686 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “1-Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 11/12/2019 tarihli ve 2019/29471 esas, 2019/15469 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, "...Bakaya kalma suçunun, sadece askerî şahıslar tarafından işlenebilecek “sırf askerî suçlar” mahiyetinde olmadığı ve 1632 sayılı Askeri Ceza Kanununun 47/A maddesinde 6722 sayılı Kanunun 9. maddesi ile yapılan değişiklikle getirilen “sırf askeri suçlardan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan netice cezanın üç ay veya daha fazla süreli hapis cezası olması halinde ertelemeye ilişkin hükümlerin uygulanamayacağı” şeklindeki hükmün suç tarihinden sonra 14/07/2016 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdiği gözetildiğinde..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Somut olayda bakaya kalma suçunun, sadece askerî şahıslar tarafından işlenebilecek “sırf askerî suçlar” mahiyetinde olmadığının anlaşılması karşısında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasını kabul eden ve yargılama sürecindeki davranışları olumlu bulunarak, takdiri indirim uygulanan sanık hakkında, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin uygulanması için gerekli objektif ve subjektif şartların mevcut olduğunun anlaşılması karşısında, tüm bu hükümlerin tartışılmaksızın, yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-Sanık hakkında birleşen aynı Mahkemenin 2018/328 esas sayılı dosyasında, sanığın savunmasının alınmadığı gözetilmeden, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi ile sanığın eyleminin 1632 sayılı Kanun'un 63/1-a maddesinin "4 aydan sonra 1 yıl içinde yakalananlar" cümlesinde yazılı ve alt sınırı 4 ay hapis cezasını ön gören yoklama kaçağı suçunu oluşturmasına rağmen, yazılı şekilde "1 yıldan sonra yakalananlar cümlesi" kapsamında bakaya suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi, ayrıca dosya içeriğine göre, sanığın eyleminin 01/09/2016-13/08/2017 ve 14/08/2017- 26/01/2018 tarihleri arasında yakalanmakla sona eren iki ayrı yoklama kaçağı suçunu oluşturduğu göz önüne alındığında, 1632 sayılı Kanun'un 63/1-a maddesinin "4 aydan sonra 1 yıl içinde yakalananlar" cümlesi tatbik edilmek suretiyle iki ayrı ceza tayin edilmesi gerekirken, eylemin zincirleme suç oluşturduğu kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uygulanmak suretiyle yazılı şekilde eksik ceza tayin edilmesinde, isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki her iki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Adana 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.12.2018 tarihli ve 2017/960 Esas, 2018/1065 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca üzere gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.05.2024 tarihinde karar verildi.