Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/13284 E. 2024/7260 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/13284
- Karar No
- 2024/7260
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/857 E., 2022/1691 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz İsteminin Esastan Reddi ile Hükmün Onanması Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozma üzerine verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri; kararın hukuka ve kanuna aykırı olduğuna ve re'sen gözetilecek diğer sebeplerle bozulması gerektiğine ilişkindir. II. GEREKÇE İhbar üzerine hırdavatçı dükkanı olarak faaliyet gösteren ve sanık tarafından işletilen iş yerinde yapılan aramada tezgâh altındaki bir kutudan ve siyah poşetten 235 paket kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanığın aşamalardaki savunmasında; Cumhuriyet savcısı huzurunda alınan ifadesinde, atılı suçlamayı kabul ettiğini, başka geliri olmadığından günlük iki üç karton kaçak sigara sattığını; mahkeme huzurundaki savunmasında ise ele geçen kaçak sigaralardan 65 paketinin kendisine ait olduğunu, diğer sigaraları kabul etmediğini, satmak amacıyla değil içmek amacıyla iş yerinde bulundurduğunu beyan ettiği görülmüştür. Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesi tarafından atılı suçun sübut bulduğundan bahisle sanık hakkında mahkûmiyet kararı verildiği; bahse konu hükme yönelik katılan ... İdaresi vekilinin ve sanığın istinaf başvuruları üzerine duruşmalı yapılan yargılamada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından suçun sanık tarafından işlendiğine dair somut ve yeterli delil bulunduğu ancak İlk Derece Mahkemesinin tekerrür ve etkin pişmanlık hükümlerine dair değerlendirmelerinin hukuka aykırı olduğundan bahisle kararın kaldırılarak sanığın atılı suçtan mahkûmiyetine, karar verildiği; anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 14.02.2022 tarihli ve 2021/23268 Esas, 2022/2568 Karar sayılı bozma ilâmı üzerine duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanığın lehe kanun değişiklikleri de değerlendirilmek suretiyle mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. Olayın oluş şekli, dosyada mevcut deliller, sanık savunması, bozma ilâmı ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen husus dışında bir isabetsizlik görülmemiştir. Sanık hakkında hem hapis hem de adli para cezasına hükmedilmesi karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58 inci maddesinin uygulanmasında adli para cezalarında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı halde hiç bir ayrım yapılmaksızın sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III.KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin (14) üncü bendindeki "...birinci kez mükerrir olan sanık hakkında hükmolunan" ibaresinden sonra gelen "cezanın" ifadesi hükümden çıkartılarak yerine "hapis cezasının" ifadesinin eklenmesi ve diğer hususların aynen bırakılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Rize 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2024 tarihinde karar verildi. KISMİ KARŞI DÜŞÜNCE Sanık ... hakkında, 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün, sanık tarafından temyizi üzerine sayın çoğunluğun Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına” ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki; Bölge Adliye Mahkemelerince verilip temyiz edilen kararlarla ilgili temyiz incelemesi yapan Yargıtay Ceza Dairelerinin verebilecekleri kararlar 5271 sayılı CMK.nun 302 ve 303. maddelerinde gösterilmiştir. Kanunun 302. maddesinde “temyiz isteminin esastan reddi” ile “bozma”, 303. maddesinde ise “hukuka aykırılığın düzeltilmesi” verilebilecek kararlar olarak sayılmıştır. Bu iki maddede de “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması” diye bir tabir kullanılmamıştır. Kaldı ki 5271 sayılı CMK.ndaki temyiz incelemesi mantığına da “onama” tabiri uygun değildir. CMK.nda kural olarak temyiz nedenleriyle bağlılık esastır. CMK.nun 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık halleri dışında, yine Kanunun 301. maddesi uyarınca Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlarda temyiz incelemesi yapabilecektir. Temyize tabi kararda, hukuka kesin aykırılık dışında temyiz başvurusunda belirtilmeyen aykırılıklar olsa bile bozmaya konu edilemeyeceğinden, Kanun Koyucu bilinçli olarak denetime tabi “kararın onanması” tabirine de yer vermemiştir. Bu anlatılanlar nedeniyle “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ” yerine “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASI” yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 18.09.2024