Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/11427 E. 2025/4887 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/11427
Karar No
2025/4887
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2022/3628 D.İş

Kabahatli hakkında, 2918 sayılı Kanun'a muhalefet kabahatinden, 1.823,00 TL idarî para cezası ile sürücü belgesinin geçici süreyle geri alınması yaptırımlarının uygulanmasına karar verildiği, kabahatli tarafından bu karara karşı başvuruda bulunulduğu, Samsun 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 03.08.2022 tarihli ve 2022/4578 D.İş sayılı kararı ile başvurunun reddine karar verildiği, kabahatlinin bu karara itirazı üzerine de Samsun 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 10.08.2022 tarihli ve 2022/3628 D.İş sayılı kararıyla itirazın reddine karar verildiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 11.04.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2023 tarihli ve KYB - 2023/44808 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.05.2023 tarihli ve KYB - 2023/44808 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

“Benzer bir olay nedeniyle Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 06/06/2022 tarihli ve 2022/3546 Esas, 2022/10697 sayılı ilâmında yer alan " ... yapılan alkol ölçümü sonucunda 29/06/2021 tarihinde saat

23:02 itibari ile 0.52 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, ancak kabahatlinin hiç alkol kullanmadığını beyan etmesi ve kabahatli tarafından başvurusuna dayanak olarak ibraz edilen Bilecik Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen 30/06/2021 tarihli ve test kabul zamanı 00:25 olan raporda ise 0.05 promilin altında alkol tespit edildiği anlaşılmakla, her iki ölçüm arasında zaman farkı ve tıbben her bir saatte kişinin kanındaki alkol oranının 0.15 promil düzeyinde azalma göstereceği, kabahatlinin alkol oranının polisler tarafından tespit edildiği an ile hastanede ölçüm yapılan an arasında alkol değerinin bu derece fark etmesinin tıbben mümkün olmadığı, kabahatlinin kullanmış olduğu aracın otomobil olduğu ve yasal alkol sınırının 0,50 promil olduğunun anlaşılması karşısında, polisler tarafından alkol değerinin tespitinin yapıldığı sırada kabahatlinin alkol oranının yasal sınırın altında kaldığının kabulü gerektiği gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiş ... " şeklindeki açıklamalar dikkate alındığında, Dosya kapsamına göre, somut olayda, kabahatlinin yapılan alkol ölçümü sonucunda 05/07/2022 tarihinde saat 21:21 itibari ile 0.56 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, ancak kabahatli tarafından başvurusuna dayanak olarak dosya içerisinde yer alan Samsun ...düzenlenen 05/07/2022 tarihli ve numune alma saati 22:28 olan raporda ise 0.05 promilin altında (ethanol promil 0,48 ethanol cihaz 48) alkol tespit edildiği anlaşılmakla, her iki ölçüm arasında zaman farkı ve tıbben her bir saatte kişinin kanındaki alkol oranının 0.15 promil düzeyinde azalma göstereceği, kabahatlinin alkol oranının polisler tarafından tespit edildiği an ile hastanede ölçüm yapılan an arasında alkol değerinin bu derece fark etmesinin tıbben mümkün olmadığı, kabahatlinin kullanmış olduğu aracın otomobil olduğu ve yasal alkol sınırının 0,50 promil olduğunun anlaşılması karşısında, polisler tarafından alkol değerinin tespitinin yapıldığı sırada kabahatlinin alkol oranının yasal sınırın altında kaldığının kabulü gerektiği gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun’un 309-310. maddelerinde düzenlenen “kanun yararına bozma” olağanüstü kanun yollarındandır.

Kanun yararına bozma yasa yolu; istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi sebebiyle dar kapsamlı olup her türlü hukuka aykırılığın öne sürülüp incelenmesine elverişli bir denetim yolu değildir.

Kanun yararına bozma, ülke sathında uygulama birliğini sağlamak ve farklı uygulamalar sebebiyle oluşabilecek kayıpların önlenmesi açısından kabul edilmiş bir olağanüstü kanun yolu olup, ikinci bir temyiz yolu değildir.

26.10.1932 gün ve 29/12 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ve bu karar esas alınmak suretiyle verilen Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Özel Dairelerin süreklilik arz eden kararlarında, eylemin subutuna yönelik delillerin değerlendirilmesi ve takdire yönelik konular ile şahsi hakka ilişkin konularda kanun yararına bozma olağanüstü kanun yoluna başvurulamayacağı kabul edilmiştir.

Bu itibarla delillerin takdiri ile kabahatin oluştuğuna dair mahkemenin kabulüne yönelik kanun yararına bozma talebi yerinde görülmemiştir.

III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

Dava dosyasının, Hâkimliğine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.04.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/11427, K. 2025/4887, T. 07.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-11427-e-2025-4887-k-61bb2a7e109e