Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/11415 E. 2023/11250 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/11415
Karar No
2023/11250
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/62 E., 2019/28 K. SUÇLAR : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na aykırılık KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Dicle Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.03.2019 tarihli ve 2017/62 Esas, 2019/28 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında bakaya kalmak suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 63 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca 2 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, söz konusu karar itiraz edilmeksizin 14.05.2019 tarihinde usulüne uygun olarak kesinleşmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 30.03.2023 tarihli ve 94660652-105-21-29070-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2023 tarihli ve KYB-2023/42027 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2023 tarihli ve KYB-2023/42027 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “1-Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/1, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141/3, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 34/1 ve 230/1-c maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının denetime olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması, gerekçede iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin açık olarak belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden, Anayasa ve 5271 sayılı Kanun'un amir hükümlerine aykırı şekilde gerekçesiz karar verilmesinde, 2-Mahkemesince işlenen suçun kanunî tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında temel ceza belirlendikten sonra, belirlenen cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsî sebeplere ilişkin hükümler ile takdiri indirim nedenleri uygulanarak sonuç cezanın belirlenmesi gerektiği cihetle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddesindeki takdiri indirim hükmünün uygulanmasının mümkün olup olmadığının gerekçeli kararda tartışılmamasında, 3-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 221. maddesinde yer alan, "1) Duruşma tutanağında; a) Oturumlara katılan sanığın, müdafiin, katılanın, vekilinin, kanunî temsilcisinin, bilirkişinin, tercümanın, teknik danışmanın adı ve soyadı, b) Duruşmanın seyrini ve sonuçlarını yansıtan ve yargılama usulünün bütün temel kurallarına uyulduğunu gösteren unsurlar,c) Sanık açıklamaları, d) Tanık ifadeleri,e) Bilirkişi ve teknik danışman açıklamaları, f) Okunan veya okunmasından vazgeçilen belge ve yazılar, g) İstemler, reddi halinde gerekçesi, h) Verilen kararlar, i) Hüküm yer alır." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, Dicle Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/62 esas sayılı dosyasının bila tarihli 11. celsesinde karar duruşma tutanağında hüküm kurulmadan karar verilmesinde,” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemini içeren ihbarnamesinde yer alan (1) ve (3) numaralı bentleri yönünden yapılan incelemede; Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ihbarnamesindeki (1) ve (3) numaralı talep yerinde görüldüğünden istemlerin kabulüne karar vermek gerekmiştir. 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemini içeren ihbarnamesinde yer alan (2) numaralı bendi yönünden yapılan incelemede; 26.10.1932 tarihli ve 29/12 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ve bu karar esas alınmak suretiyle verilen Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Özel Dairelerin süreklilik arz eden kararlarında belirtildiği üzere, kabul edip etmemenin hakim veya mahkemenin takdirine bağlı olduğu istekler hakkında verilen kararlar ile kanıtların değerlendirilmesine ve şahsi hakka ilişkin kararlar kanun yararına bozma konusu olamaz. Mahkemece kanun yararına bozma isteminde ileri sürülen neden yönünden dosya kapsamında tüm deliller tartışılıp takdir edilmek suretiyle karar verildiği ve delil takdiri yapılarak verilen kararlar aleyhine kanun yararına bozma yoluna gidilemeyeceği anlaşılmakla, kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmiştir. III. KARAR 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemi, ihbarnamede yer alan (2) numaralı bendi yönünden yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, 2.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin, ihbarnamede yer alan (1) ve (3) numaralı bentleri yönünden KABULÜNE, 3.Dicle Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.03.2019 tarihli ve 2017/62 Esas, 2019/28 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca üzere gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/11415, K. 2023/11250, T. 19.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-11415-e-2023-11250-k-b374bf8d6a7f