Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/11121 E. 2025/6477 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/11121
- Karar No
- 2025/6477
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/3407 E., 2022/2197 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya ve nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Bozma Cizre 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.02.2018 tarihli beraat kararının katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Gaziantep Bölge Adliyesi Mahkemesi 13. Ceza Dairesi tarafından verilen mahkûmiyet kararının sanık müdafi ve katılan vekili tarafından temyizi sonrasında, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 23.11.2021 tarihli kararı ile bozulmasına karar verilmiştir. B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci Gaziantep Bölge Adliyesi Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 16.06.2022 tarihli ve 2021/3407 Esas, 2022/2197 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan neticeten 3 yıl 9 ay hapis ve 5.600,00 TL adlî para cezası ile mahkûmiyetine, kaçak eşyaların ve nakil aracının müsaderesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafiin temyiz istemi; mahkûmiyet kararının usul ve yasaya aykırı olması, suç ve ceza arasında ölçü ilkesinin ihlal edilmesi ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanığa soruşturma aşamasında usulüne uygun etkin pişmanlık ihtaratı yapıldığı gibi, sanığın aşamalarda olayla ilgisi bulunmadığından etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istemediğini beyan etmesi karşısında Tebliğname'de yer alan görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, dava konusu kaçak eşyanın miktarına ve kastın yoğunluğuna göre sanık hakkında temel cezada 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 61. maddesi uyarınca teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulmasının hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Dava konusu numune sigaralar dışındaki sigaralar hakkında mahallinde her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin kararında, sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Cizre 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.05.2025 tarihinde karar verildi. KISMİ KARŞI DÜŞÜNCE Sanık ... hakkında, 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine sayın çoğunluğun Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına” ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki; Bölge Adliye Mahkemelerince verilip temyiz edilen kararlarla ilgili temyiz incelemesi yapan Yargıtay Ceza Dairelerinin verebilecekleri kararlar 5271 sayılı CMK.nun 302 ve 303. maddelerinde gösterilmiştir. Kanunun 302. maddesinde “temyiz isteminin esastan reddi” ile “bozma”, 303. maddesinde ise “hukuka aykırılığın düzeltilmesi” verilebilecek kararlar olarak sayılmıştır. Bu iki maddede de “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması” diye bir tabir kullanılmamıştır. Kaldı ki 5271 sayılı CMK.ndaki temyiz incelemesi mantığına da “onama” tabiri uygun değildir. CMK.nda kural olarak temyiz nedenleriyle bağlılık esastır. CMK.nun 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık halleri dışında, yine Kanunun 301. maddesi uyarınca Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlarda temyiz incelemesi yapabilecektir. Temyize tabi kararda, hukuka kesin aykırılık dışında temyiz başvurusunda belirtilmeyen aykırılıklar olsa bile bozmaya konu edilemeyeceğinden, Kanun Koyucu bilinçli olarak denetime tabi “kararın onanması” tabirine de yer vermemiştir. Bu anlatılanlar nedeniyle “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ” yerine “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASI” yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 06.05.2025