Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/10997 E. 2024/10541 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/10997
Karar No
2024/10541
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/725 E., 2015/555 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık ...'ın temyiz istemi; beraat kararı verilmesi gerektiği sebebi ile hükmün bozulması talebine ilişkindir. 2.Sanık ...'ın temyiz istemi; beraat kararı verilmesi gerektiği, lehe kanun değerlendirmesi yapılmadan, ek savunma hakkı tanınmadan hüküm tesisinin hukuka aykırı olmasına ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. 3.Sanık ...'ün temyiz istemi; eksik araştırma ile hüküm tesisinin hukuka aykırı olmasına ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. 4.Sanık ...'ın temyiz istemi; eksik araştırma ile hüküm tesisinin hukuka aykırı olmasına ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Mahkemeden alınan arama kararı uyarınca sanık ...'ün sürücüsü olduğu, sanık ...'ın yolcu olarak bulunduğu araçta yapılan aramada 10.470 paket kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında sanık ... hakkında verilen iletişimin tespiti kararı neticesinde mevcut tape kayıtları ile suç tarihinde sanıklar ... ve ...'dan ele geçirilen sigaraları, sanık ...'ın temin ettiği, sanık ...'ın ise sigaraların nakli sırasında öncülük yaptığı iddiası ile dava açıldığı anlaşılmıştır. Sanıklar savunmalarında atılı suçu kabul etmemiştir. 1.Sanıklar ... ve ... hakkında 28.11 2013 tarihli iddianame ile suç tarihinde ele geçen sigaralar için dava açıldığı, davanın Bismil 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/97 Esas sırasında kayıtlı ve derdest olduğu anlaşılmakla, anılan dosyanın celp edilerek sanıklar ... ve ... yönüyle mükerrer dava olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden hüküm tesisi, 2.Dosyada mevcut tape kayıtlarının incelenmesinde, sanıklar ..., ... ve ...'e ilişkin kayıtlar olduğu ve kayıtlara konu telefon numaralarının soruşturma ve kovuşturma aşamalarında anılan sanıklar tarafından kullandıkları beyan edilen telefon numaraları da olduğu gözetilerek, sanıkların savunmalarında tape kayıtları okunarak, hükme esas alınan bu kayıtlara ilişkin beyanlarının alınması gerektiğinin ve sanıkların atılı suçu kabul etmemesi karşısında suç tarihinde sanıkların aynı baz istasyonundan sinyal kaydının bulunup bulunmadığının tespiti bakımından sanıklar ..., ... ve ...'e ilişkin HTS kayıtlarının celp edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kabule göre ise; 1.Sanıklardan 10.470 paket kaçak sigaranın ele geçirildiği olayda, dava konusu kaçak eşyanın miktarına ve kastın yoğunluğuna göre sanıklar hakkında temel cezada 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 61 inci maddesi uyarınca teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulması gerekirken alt sınırdan hüküm kurmak suretiyle eksik ceza tayini, 2.Sanıkların eyleminin toplu kaçakçılık suçunu oluşturduğu cihetle, sanıkların cezasında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği artırım yapılması gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayini, 3.Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eyleminin 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delâletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiüçüncü fıkraları kapsamında bulunduğu, 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek; hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak, Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesinin yollamasıyla aynı maddenin beşinci ve onuncu fıkraları gereğince uygulama yapılması ve aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrası ile 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının da uygulama şartlarının oluşup oluşmadığı değerlendirilip somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu bozmayı gerektirmiş, 4.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı ve 16.05.2017 tarih ve 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtilmekle; İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 04.09.2013, iddianame düzenleme tarihinin 26.08.2014 olduğu, Sanık ...'a ilişkin Diyarbakır 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 2024/36 Esas sayılı derdest dosyasında eylemlerden biri yönüyle suç tarihinin 23.08.2013, iddianame düzenleme tarihinin 04.06.2014 olduğu, birleşen dosyadaki eylem yönüyle suç tarihinin 17.09.2013, iddianame düzenleme tarihinin 09.10.2013 olduğu, Sanığa ilişkin Dairemizin 2023/13821 Esas sırasında kayıtlı Kızıltepe 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/50 Esas, 2022/696 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 15.04.2013, iddianame düzenleme tarihinin 20.09.2013 olduğu, Sanıklar ... ve ...'a ilişkin Diyarbakır 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 2024/36 Esas sayılı derdest dosyasında sanıkların birleşen dosyadaki eylemi yönüyle suç tarihinin 27.08.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 22.10.2013 olduğu, Sanıklar ...'a ilişkin Cizre 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2024/605 Esas sayılı derdest dosyasında suç tarihinin 16.10.2013, iddianame düzenleme tarihinin 05.11.2013 olduğu, Sanık ...'a ilişkin Midyat 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/411 Esas sayılı derdest dosyasında suç tarihinin 13.07.2013, iddianame düzenleme tarihinin 10.01.2014 olduğu gözetilerek suç tarihlerine ve işlenen suçun niteliğine göre sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyanın celp edilerek incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, temyiz edenlerin sıfatına göre sanıkların cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, sanıklar ... ve ... yönüyle kazanılmış hakkın mükerrer dava olup olmadığının tespiti ile anılan davada temyiz edenin sıfatına göre değerlendirilmesine, 27.11.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/10997, K. 2024/10541, T. 27.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-10997-e-2024-10541-k-5675d74cb704