Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/10592 E. 2024/10704 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/10592
- Karar No
- 2024/10704
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/212 E., 2022/413 K. SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na aykırılık KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN:Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Antalya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.06.2022 tarihli ve 2020/212 Esas, 2022/413 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında izin tecavüzü suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66/1-b, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin hükmün, kanun yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 03.04.2023 tarihli ve 94660652-105-07-27645-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.07.2023 tarihli ve KYB - 2023/40739 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.05.2023 tarihli ve KYB - 2023/40739 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Dosya kapsamına göre sanığın 21/07/2014 tarihinde saat 24:00'de birliğine katılması gerekirken katılmayarak müsnet izin tecavüzü suçunu işlemeye başladığı, eylemini bir müddet sürdüren sanığın hakkında çıkarılan yakalama emri gereğince 11/06/2016 tarihinde yakalanarak Antalya Merkez Komutanlığına teslim edildiği somut olayda, sanığın eyleminin 1632 sayılı Askeri Ceza Kanun'un 66/1-b maddesinde düzenlenen izin tecavüzü suçunu oluşturduğu, belirtilen suçun 353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanun'un 9. maddesi gereğince asker kişi tarafından askerlik hizmetinin yürütülmesi sırasında işlenen askerî nitelikte bir suç olduğu anlaşılmakla; 24/06/2021 kabul ve 30/06/2021 yürürlük tarihli 7329 sayılı Askeri Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 18. maddesi ile 353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu'nun yürürlükten kaldırıldığı, ancak anılan Kanun'un mülga olmasını müteakip, 7329 sayılı Kanun'un 7. maddesi ile 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na eklenen 17. maddesinde yer alan, "4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümleri, aşağıdaki hâller hariç askerî suç ve cezalar hakkında da uygulanır: a) Sırf askerî bir suçtan dolayı altı ay veya daha fazla süreli hapis cezasına hükmedilmesi. b) Fiilin, disiplini ağır şekilde ihlal etmesi veya birliğin güvenliğini tehlikeye düşürmesi ya da birliğin muharebe hazırlığını veya etkinliğini zafiyete uğratması ya da büyük bir zarar meydana getirmesi. c) Fiilin savaş veya seferberlikte işlenmesi. " şeklindeki düzenleme ile; 353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu'nun ''Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ' başlıklı ek 4. maddesinde yer alan "1- (Ek: 23/6/2016 - 6722/14 md.) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümleri, aşağıdaki hâller hariç askeri suç ve cezalar hakkında da uygulanır: A) Sırf askeri bir suçtan dolayı altı ay veya daha fazla süreli hapis cezasına hükmedilmesi. B) Fiilin, disiplini ağır şekilde ihlal etmesi veya birliğin güvenliğini tehlikeye düşürmesi ya da birliğin muharebe hazırlığını veya etkinliğini zafiyete uğratması ya da büyük bir zarar meydana getirmesi. C) Fiilin savaş veya seferberlikte işlenmesi." 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun ''Cezaların tecili' başlıklı 47. maddesinde yer alan "1 – (Değişik: 23/6/2016 - 6722/9 md.) Türk Ceza Kanununun hapis cezasının ertelenmesine ilişkin hükümleri, askeri suçlar hakkında da uygulanır. Ancak aşağıdaki hâllerde hapis cezaları ertelenmez: A) Sırf askeri suçlardan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan netice cezanın üç ay veya daha fazla süreli hapis cezası olması. B) Fiilin, disiplini ağır şekilde ihlal etmesi veya birliğin güvenliğini tehlikeye düşürmesi ya da birliğin muharebe hazırlığını veya etkinliğini zafiyete uğratması ya da büyük bir zarar meydana getirmesi. C) Fiilin savaş veya seferberlikte işlenmesi. D) Daha önce sırf askeri bir suçtan dolayı mahkûm olunması." şeklindeki düzenlemeler ile, Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 07/09/2021 tarihli ve 2021/18102 esas, 2021/10905 karar sayılı ilâmında yer alan, "... Adli sicil kaydında CMK'nun 231. maddesinin uygulanmasına engel mahkumiyeti bulunmayan sanığın yüklenen suçu 6722 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile 353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu'na eklenen Ek 4/1-A maddesindeki "sırf askeri bir suçtan dolayı 6 ay ve daha fazla süreli hapis cezasına hükmedilmesi halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerinin uygulanamayacağı" şeklindeki hükmün yürürlük tarihi olan 14/07/2016 tarihinden önce işlediğinin anlaşılması karşısında; CMK'nın 231/6. maddesi uyarınca kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurulup, yeniden suç işleyip işlemeyeceği konusunda bir değerlendirme yapılarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması hususunda bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden sanık hakkında HAGB yasağı öngörüldüğü gerekçesine dayanılarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, ...BOZULMASINA..." şeklindeki açıklamalar gözetilmek suretiyle, Anılan Kanunlarda 23/06/2016 tarihinde yapılan değişiklikler gerekçe gösterilmek suretiyle sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinin ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 51 inci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de, sanığın 21/07/2014 tarihinde birliğe katılması gerekirken katılmayarak 11/06/2016 tarihinde yakalandığı ve yakalanması ile suçun oluştuğu anlaşılmakla, suç tarihi itibariyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231 inci maddesinin ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 51 inci maddesinin uygulanmasına engel bir durum olmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Antalya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.06.2022 tarihli ve 2020/212 Esas, 2022/413 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.12.2024 tarihinde karar verildi.