Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/10433 E. 2025/1561 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/10433
- Karar No
- 2025/1561
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/1077 E., 2023/172 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçıklıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. 1.Katılan ... İdaresi kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından katılan lehine, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 5.100,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2.Sanık hakkında 28.02.2014 tarihli hükümde 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezasına hükmedildiği ve bu kararın sadece sanık müdafi tarafından temyiz edilip kazanılmış hak kapsamında olduğu anlaşılmakla, mahkemece 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına hükmedildikten sonra usul, kazanılmış hakka konu olan 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezası üzerinden infazının yapılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 3.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52/4. maddesi uyarınca taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi hâlinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edilebileceği ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrilebileceğinin ihtarına karar verilmesi yerine yazılı şekilde infaz yetkisinin kısıtlanması, hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıkların Yargıtay tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür. Açıklanan nedenlerle, sanık müdafi ile katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, hükme "Kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine karar tarihinde yürülükte bulunan ...... uyarınca 5.100,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine, " ibaresinin eklenmesi, yine hükmün 1. numaralı bendinin 4. paragrafından sonra gelmek üzere "1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince sanığın cezada kazanılmış hakkı gözetilerek infazın 28.02.2014 tarihli hükümde verilen 2 yıl 13 ay 15 gün hapis ve 25.000,00 TL adlî para cezası üzerinden yapılmasına,' ibaresinin eklenmesi ve son olarak da hükmün 1. numaralı bendinin 4. paragrafından"...ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceğinin” ifadesinin çıkarılması, diğer yönlerinin aynen bırakılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.02.2025 tarihinde karar verildi.