Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/9351 E. 2025/2397 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/9351
- Karar No
- 2025/2397
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/490 E., 2021/69 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin katılma talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş ise de; karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gören Gümrük İdaresinin yokluğunda verilen hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
1.Sanıkların dava konusu çayları faturayla satın aldıklarını beyan ederek buna ilişkin ...tarafından düzenlenmiş 08.08.2012 tarihli ve 059778 numaralı faturayı ibraz etmeleri karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi açısından, ...'nın dinlenerek çayları nereden aldığının ve buna dayanak belgelerin sorulması, sanıklar tarafından sunulan faturalar ve sunulacak diğer faturaların ilgili firmaların defterlerinde kayıtlı olup olmadığının, olayda yakalanan çaylarla uygunluk arz edip etmediğinin tespiti ile ithale kadar inilmek suretiyle zincirleme menşei araştırmasının tamamlanması, ilgili Gümrük İdaresinden gümrük giriş beyannameleri tüm ekleriyle birlikte getirtilip, dava konusu tüm belgeler konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilerek cins, miktar, menşei ve sair özellikleri itibarıyla ayniyet tespiti yaptırılması ve sonucuna göre dava konusu çaylarla ilgili karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2. Sanıklar hakkında 6545 sayılı Kanun ile değişiklikten önceki 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) lehe Kanun olarak kabul edildiği halde sanıklar hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3/5. maddesine göre belirlenen temel cezadan sonra 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesinin uygulanması suretiyle karma uygulama yapılarak eksik cezaya hükmedilmesi,
3. 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 24. maddesi ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 251/1. maddesine göre, “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki hükme, 7188 sayılı Kanun'un 31. maddesinde yer alan geçici 5/1. maddesinin (d) bendi ile “01.01.2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin, 19.08.2020 tarih ve 31218 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan, 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile “...kovuşturma evresine geçilmiş...” ibaresine ilişkin esas incelemenin aynı bentte yer alan “...basit yargılama usulü...” yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, böylece “kovuşturma evresine geçilmiş basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden iptal kararı” verildiği anlaşılmakla; her ne kadar Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümez ise de, 5271 sayılı Kanun’da yapılan değişikliklerin derhal uygulanması ilkesi geçerli olmakla birlikte, iptal kararının sonuçları itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğu, zira 5271 sayılı Kanun’un 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanıklar lehine sonuç doğurmaya elverişli olduğundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. ve 5271 sayılı Kanun’un 251. maddeleri uyarınca sanıkların eyleminin “Basit Yargılama Usulü” yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
4. Vekalet ücretinde kazanılmış haktan söz edilemeyeceği düşünülmeden Gümrük İdaresi lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi,
5. İddianamede müsaderesi talep edilen çaylar hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi nedenleriyle hukuka aykırılık bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin ve sanıklar müdafiin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 17.02.2025 tarihinde karar verildi.