Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/6379 E. 2025/16052 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/6379
- Karar No
- 2025/16052
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/243 E., 2020/671 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. Sanık Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde Gümrük İdaresinin katılmasına karar verildiği halde gerekçeli karar başlığında ''Katılan'' yerine "Suçtan zarar gören" olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekili ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ele geçen kaçak akaryakıtın tasfiye edilmesi halinde tasfiye bedelinin Hazineye irad kaydına, tasfiye edilmemesi halinde ise, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54/4. maddesi gereği müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir.
Açıklanan nedenlerle katılan vekili ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesi gereği; hükmün kaçak akaryakıtın müsaderesine ilişkin 13 no'lu bendindeki ''Suç konusu ele geçirilen akaryakıtın imha edilen kısım yönünden tasfiye bedelinin hazineye irat kaydına, numune alınan marker seviyesi geçersiz akaryakıtın,'' ibaresi çıkarılarak yerine ''Ele geçen kaçak akaryakıtın tasfiye edilmesi halinde tasfiye bedelinin Hazineye irad kaydına, tasfiye edilmemesi halinde'' ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II. Suçta Kullanılan Nakil Aracının İadesi Kararına Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde Olay tutanağı, sanığın aşamalardaki beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın sevk ve idaresindeki 31... plakalı aracın zula kısmında 1000 litre kaçak akaryakıt ele geçirilen olayda, ruhsat sahibi malen sorumlunun bilgisi ve rızası dışında araçta tespit edilen nitelikte özel olarak hazırlanmış gizli tertibat yapılmasının mümkün olmadığı, bu nedenle iyi niyet iddiasının kabul edilemeyeceği ve dava konusu eşyanın, nakil vasıtasının taşıma kapasitesine göre miktar ve hacim bakımından ağırlıklı bölümü oluşturduğu göz önünde bulundurulduğunda, 5237 sayılı Kanun'un 54/3. maddesine göre araç müsaderesinin hakkaniyete aykırı olmayacağı gözetilerek suçta kullanılan nakil aracının 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/1. maddesi gereğince müsaderesine, müsaderesinin mümkün olmaması halinde ise tasfiye bedelinin Hazine adına irat kaydına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde iadesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 11.12.2025 tarihinde karar verildi.