Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/4269 E. 2025/13257 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/4269
- Karar No
- 2025/13257
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/662 E. 2021/118 K SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Katılan vekilinin temyiz dilekçesinin kapsamına göre; nakil aracının müsadere talebinin reddine ilişkin sınırlı temyiz isteminde bulunduğu kabul edilerek inceleme yapılmıştır.
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçen eşya miktarı ve tüm dosya kapsamı karşısında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak; 1.Bozmadan sonra yapılan yargılamada, sanığa yokluğunda karar verileceğine dair 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/2. maddesi şerhli davetiye çıkartılmadan ve sanığın savunması alınmadan
yargılamaya devam edilerek mahkûmiyetine karar verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine usulüne uygun etkin pişmanlık ihtaratı yapılmamış bulunan sanığa, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarının sanık tarafından kovuşturma evresinde ödenmesi halinde 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca cezasında yarı oranında indirim yapılacağının ihtar edilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın cezasında üçte bir oranda indirim yapılacağı ihtar edilerek indirim oranında yanıltılması ve hüküm verilinceye kadar ödenmesinin ihtarı yerine süre verilmesi ve verilen süreden önce hüküm verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, 3.Nakil aracında 3.000 karton kaçak sigara ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda; malen sorumlunun celp edilip dinlenmesinden, olaya ve nakil aracına ilişkin ayrıntılı beyanının alınmasından, aracın iyi niyetli üçüncü kişiye ait olup olmadığının belirlenmesinden sonra sonucuna göre nakil aracının müsaderesi ya da iadesi hakkında bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
4.Sanık hakkında takdiri indirim uygulanmasına yer olmadığına karar verilirken, uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1. maddesi yerine, 62. maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
5.Suç konusu kaçak sigaraların tamamının 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, katılan vekilinin ve sanık müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 03.11.2025 tarihinde karar verildi.