Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/4125 E. 2024/6284 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/4125
Karar No
2024/6284
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2020/4386 D.İş KABAHAT : 6563 sayılı Kanun'a muhalefet Kabahatli hakkında, 6563 sayılı Kanun'a muhalefet kabahatinden, 2.508,00 TL idari para cezası uygulanmasına karar verilmiştir. Kabahatli tarafından bu karara karşı başvuruda bulunulduğu, Bursa 5. Sulh Ceza Hâkimliği'nin 28.01.2021 tarihli ve 2020/4386 D.İş sayılı kararı ile başvurunun reddine karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 08.04.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.05.2022 tarihli ve KYB - 2022/56000 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I.İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.05.2022 tarihli ve KYB - 2022/56000 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, kabahatli tarafından gönderildiği iddia edilen mesaj içeriklerinin 6563 sayılı Kanun'un 5/1-a, 6/1 ve 8/2. maddeleri ile Ticari İletişim ve Ticari Elektronik İletiler Hakkında Yönetmeliğin 5/1, 8/3 ve 9/3. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle 6563 sayılı Kanun'un 12/1-c maddesi gereğince kabahatlinin 2.508,00 Türk lirası idari para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, 1-İdari para cezasına gerekçe olarak gösterilen ve savunma yapması için muterize Bursa Valiliği Ticaret İl Müdürlüğünün 04/05/2020 tarihli ve ... sayılı yazısı ekinde gönderilen şikâyet listesi incelendiğinde, söz konusu mesajın içeriğinin tam olarak belirtilmediği ve mesajın kabahatli tarafından gönderildiğine ilişkin herhangi bir kaydın da listede yer almadığı anlaşılmakla, şikâyete konu mesaj içeriklerinin ve kabahatli tarafından gönderilip gönderilmediğinin tespit edilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-Ticari İletişim ve Ticari Elektronik İletiler Hakkında Yönetmeliğin 04/01/2020 tarihli ve 30998 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ticari İletişim ve Ticari Elektronik İletiler Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 12. maddesiyle değişik 13/2. maddesi uyarınca, hizmet sağlayıcı ve/veya aracı hizmet sağlayıcının onay kayıtlarını, onayın geçerliliğinin sona erdiği tarihten, ticari elektronik iletilere ilişkin diğer kayıtları ise kayıt tarihinden itibaren üç yıl süreyle saklamakla yükümlü olduğu anlaşılmakta ise de, anılan değiklikten önce saklama yükümlülüğünün 1 yıl ile sınırlı olduğu ve Ticari İletişim ve Ticari Elektronik İletiler Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 19. maddesi gereğince anılan değişikliğin yayım tarihi itibariyle yürürlüğe girdiği birlikte değerlendirildiğinde, Bursa Valiliği Ticaret İl Müdürlüğünün 04/05/2020 tarihli ve ... sayılı yazısı ekindeki şikâyet listesi içeriğinden, mesajın 06/12/2018 tarihinde geldiği ve 1 yıllık saklama yükümlülüğü süresinin sona erdiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II.GEREKÇE 1.Kanun Yararına Bozma İhbarnamesindeki (2) Numaralı İstem Yönünden; Her ne kadar ihbarnamede, kabahat tarihinde onay kayıtlarını saklama yükümlülüğünün 1 yıl ile sınırlı olduğu ve idari para cezası tarihi itibarıyla bu sürenin sona erdiği gerekçesiyle başvurunun reddine dair kararın bozulması istenmiş ise de, dosyanın tetkikinde idare tarafından yapılan inceleme neticesinde, şikâyete konu 06.12.2018 tarihli ticari iletişim mesajının onaysız gönderilmesi yanında, yine mevzuat uyarınca zorunlu firma bilgilerinin bulunmaması ve ret bildiriminin sunulmaması yönlerinden de düzenlemelere aykırı olduğunun belirlendiği, neticede de kabahatliye onaysız ticari ileti gönderilmesi nedeniyle değil, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 15. maddesi uyarınca en ağır idari yaptırımı gerektiren ret bildiriminin sunulmaması nedeniyle idari para cezası uygulandığı anlaşılmakla, Bursa 5. Sulh Ceza Hâkimliği'nin 28.01.2021 tarihli ve 2020/4386 D.İş sayılı başvurunun reddine dair kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. 2.Kanun Yararına Bozma İhbarnamesindeki (1) Numaralı İstem Yönünden; Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309-310 uncu maddelerinde düzenlenen “Kanun Yararına Bozma” olağanüstü kanun yollarındandır. Kanun yararına bozma yasa yolu; istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi sebebiyle dar kapsamlı olup her türlü hukuka aykırılığın öne sürülüp incelenmesine elverişli bir denetim yolu değildir. Kanun yararına bozma, ülke sathında uygulama birliğini sağlamak ve farklı uygulamalar sebebiyle oluşabilecek kayıpların önlenmesi açısından kabul edilmiş bir olağanüstü kanun yolu olup, ikinci bir temyiz yolu değildir. Delillerin değerlendirilmesi ve takdire yönelik konularda Kanun Yararına Bozma olağanüstü kanun yoluna başvurulamayacağı gerek Ceza Genel Kurulu gerekse daire kararlarıyla kabul edilmiştir. Bu itibarla delillerin takdiri ile kabahatin oluştuğuna dair mahkemenin kabul ve takdirine yönelik Kanun Yararına bozma talebi yerinde görülmemiştir. III.KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/4125, K. 2024/6284, T. 10.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-4125-e-2024-6284-k-99062a8076d4