Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/3429 E. 2023/8033 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/3429
Karar No
2023/8033
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/527 E., 2020/1573 K. SUÇ : 2499 sayılı Kanun'a muhalefet HÜKÜMLER : Beraat, hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İncelenmeksizin iade, bozma, zamanaşımı nedeniyle düşme Sanıklar hakkında, bozma üzerine kurulan hükümlerden 2499 sayılı Kanun'un 47 nci maddesinin birinci fıkrasının (B.2) bendinin son cümlesi delaletiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesi ve 6362 sayılı Kanun'un 111 inci maddesi uyarınca kurulan hükümlerin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizlerinin mümkün olmadığı, 2499 sayılı Kanun'un 47 nci maddesinin birinci fıkrasının (B.2) bendinin birinci cümlesi uyarınca kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, sanıklar hakkında karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. GEREKÇE A. Sanıklar ... ve ... Hakkında Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararlarına Yönelik Olarak; Sanıklar hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı, katılanlar vekilinin itirazının da mahallinde merciince incelenerek gereğinin yerine getirildiği anlaşıldığından, bu kararlar yönünden dava dosyasının incelenmeksizin mahalline iadesi gerektiği belirlenmiştir. B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Beraat Hükümlerine Yönelik Olarak; Sanıkların yargılama konusu eylemlerine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, suç tarihi olan 23.03.2009 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir. C. Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Olarak; Mahkemece 01.10.2020 tarihinde karar verilerek dosyadan el çekildikten sonra 16.09.2021 tarihli ve 2017/527 Esas, 2020/1573 Karar sayılı, ... hakkındaki kamu davasının düşürülmesine dair ek kararın hukukî değerden yoksun olduğu kabul edilmiştir. UYAP sistemi üzerinden temin edilen nüfus kayıt örneğine göre, sanık ...'un 31.12.2020 tarihinde vefat ettiği görüldüğünden, bu husus mahallinde araştırılıp, sonucuna göre 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin mahallinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmaktadır. II. KARAR 1.Gerekçe bölümünde (A) madde başlığında açıklanan nedenle katılanlar vekili ve sanıklar müdafiinin 2499 sayılı Kanun'un 47 nci maddesinin birinci fıkrasının (B.2) bendinin son cümlesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 207 nci maddesindeki suça ilişkin temyiz istemi yönünden esası incelenmeyen dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 2.Gerekçe bölümünde (B) maddesinde açıklanan nedenle Ankara 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.10.2020 tarihli ve 2017/527 Esas, 2020/1573 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar ... ve ... müdafii ile katılanlar ..., ..., ..., ..., ..., ... vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 3.Gerekçe bölümünde (C) madde başlığı altında açıklanan nedenle Ankara 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.10.2020 tarihli ve 2017/527 Esas, 2020/1573 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... müdafii ile katılanlar ..., ..., ..., ..., ..., ... vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.10.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/3429, K. 2023/8033, T. 10.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-3429-e-2023-8033-k-35cab715e81a