Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/2694 E. 2023/8308 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/2694
- Karar No
- 2023/8308
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/880 E., 2013/1291 K.
Sanık hakkında verilen gıyabi kararın sanığın bilinen en son adresine tebliğe çıkartılarak 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 21 inci maddesinin birinci fıkrasına göre muhtara tebliğ edilip 2 nolu haber kağıdının kapıya yapıştırıldığı anlaşılmakta ise de; tebligatta muhatabın adreste bulunmama sebebine yer verilmediğinden sanığa yapılan tebligat usulsüz olup, sanığın eski hale getirme talebinin kabulü ile öğrenme üzerine temyiz istemi yasal süresinde kabul edilerek ve sanık hakkındaki 29.11.2013 tarihli hüküm sanığa usulüne uygun olarak tebliğ edilip kesinleşmeden önce uyarlama yargılaması yapılamayacağından 21.10.2021 tarihli kararın hukuken geçersiz ve yok hükmünde olduğu gözetilerek yapılan incelemede; Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I.GEREKÇE 1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, suç tarihinde yürürlükte olan 4733 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.Sanık hakkında 29.11.2013 tarihinde verilen mahkûmiyet hükmünün sanığa usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediği için henüz kesinleşmediği ve kesinleşmeden önce uyarlama yargılaması yapılamayacağından 21.10.2021 tarihli kararın hukuken geçersiz ve yok hükmünde olduğu anlaşılmakla; Suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendine göre atılı suç için asli dava zamanaşımını süresinin 8 yıl olduğu, zamanaşımını kesen en son işlem olan sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilen 29.11.2013 tarihinden itibaren 8 yıllık asli dava zamanaşımının temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmıştır.
II.KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, davaya konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca MÜSADERESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.10.2023 tarihinde karar verildi.