Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/2636 E. 2024/6784 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/2636
- Karar No
- 2024/6784
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/278 E., 2016/186 K. SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî düşme Şikâyetçi Gümrük İdaresi vekili yönünden; sanığın eyleminin, suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun (4733 sayılı Kanun) kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Tarım ve Orman Bakanlığı olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi vekilinin hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır. Katılan Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyizi yönünden ise sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, suçtan zarar gören ve davaya katılma hakkı bulunan Tarım ve Orman Bakanlığı'nın davadan haberdar edilmeksizin yokluğunda yargılama yapılarak hüküm kurulduğu ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için Kanun yollarının açık olduğu belirlenerek suçtan zarar gören Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü katılma talebinin kabulü ile 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesi gereğince anılan kurumun davaya katılmasına karar verilerek temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. GEREKÇE A. Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz Talebi Yönünden Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi'nin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığından, Gümrük İdaresi vekilinin temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Katılan Tarım ve Orman Bakanlığı Vekilinin Temyiz Talebi Yönünden 1.Sanık hakkında açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde, 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan 23.06.2014 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Bu karara karşı Gümrük İdaresinin itirazı üzerine Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin 02.06.2015 tarihli ve 2015/288 D. İş sayılı kararı ile kamu zararının ödenmediğinden bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kaldırılarak ve Mahkemesince yeniden duruşma açılarak 17.03.2016 tarihli mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görenin Tarım ve Orman Bakanlığı (Kapatılan Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu) olduğu, Gümrük İdaresi'nin davaya katılma ve itiraz hakkı olmadığı, itiraz hakkı bulunmayan Gümrük İdaresi'nin itirazı üzerine hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usulsüz biçimde kaldırıldığı, ancak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının Tarım ve Orman Bakanlığına (Kapatılan Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu) tebliğ edilmemesi nedeniyle usulüne uygun biçimde kesinleşmediği anlaşılmakla, sanık hakkında usulsüz biçimde kaldırılan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı üzerine verilen hüküm tesisi Kanuna aykırıdır. 2.Yukarıda açıklanan duruma istinaden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın usulüne uygun şekilde kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının durmadığı tespit edilmiştir. 3.Sanığın yargılama konusu eylemi için, belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-(e) maddesi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü dikkate alındığında, anılan Kanun'un 67/1-(d) maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlem olan iştirak halinde suç işleyen diğer sanık hakkındaki 23.06.2014 tarihli mahkûmiyet kararından itibaren, temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir. II. KARAR A. Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz Talebi Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Katılan Tarım ve Orman Bakanlığı Vekilinin Temyiz Talebi Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle katılan Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 10.09.2024 tarihinde karar verildi.