Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/17712 E. 2024/10141 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/17712
Karar No
2024/10141
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/467 E., 2021/233 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebebi; sanık hakkında eksik ceza tayin edildiğine, nakil aracının müsaderesinin gerektiğine ve re'sen tespit edilmesi gereken hususlara ilişkindir. 2.O yer Cumhuriyet savcısının temyiz talebi; nakil aracında ikinci bir deponun bulunduğuna, aracın müsadere şartlarının oluştuğuna, usul ve esas yönünden kanuna aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağına göre, 17.07.2013 tarihinde, 1. Derece askeri yasak bölge içerisinde kalan Hacıpaşa - Antakya karayolu üzerinde sanığın sevk ve idaresindeki .... plaka sayılı tırın durdurulduğu, yapılan aramada aracın yakıt tankında 360 litre kaçak motorin ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık aşamalardaki savunmalarında; tır şoförü olduğunu, aracın öz ablasının eşi olan ...'a ait olduğunu, Hatay'a mal getirdiğini, ucuz mazot olduğunu duyunca aldığını, ticari amacının olmadığını, hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinden yararlanmak istediğini, kendisine bildirilen zararı ödeyeceğini ve lehe kanunların uygulanmasını talep etmiştir. Malen sorumlu beyanında; sanığın kayınbiraderi olduğunu, aracı noter sözleşmesi ile kendisine kiraladığını, Hatay'dan Ankara'ya gelene kadar aldığı yakıtı aracın yakacağını, ticari amacının olamayacağını, kendisinden şikâyetçi olmadığını ve davaya katılmak istemediğini beyan etmiştir. Kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin 1.341,33 TL olduğu, Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır. Makine mühendisi bilirkişi tarafından hazırlanan 19.08.2013 tarihli bilirkişi raporuna göre, kaçak eşyanın aracın ağırlıklı bölümünü oluşturmadığı, kaçak akaryakıtın taşınmasına tahsis edilmediği, aracın kasko değerinin 46.989,00 TL, piyasa değerinin ise 37.000,00 TL olduğu belirlenmiştir. A. Suçta Kullanılan Nakil Vasıtasının Müsadere Talebinin Reddi Kararı Açısından 17.07.2013 tarihinde sanığın sevk ve idaresindeki araçta yapılan aramada toplam 360 litre kaçak motorin ele geçirilen olayda, malen sorumlunun beyanları ve tüm dosya kapsamından, nakilde kullanılan vasıtanın kayıt malikinin iyiniyetli üçüncü kişi durumunda bulunması, ele geçen kaçak eşyanın taşıma aracının yüküne göre miktar veya hacim bakımından tamamını veya ağırlıklı bölümünü oluşturmaması ve kaçak eşyanın değeri ile nakil aracının değeri göz önüne alındığında müsaderenin hakkaniyete aykırı olacağı gözetilerek suçta kullanılan nakil vasıtasının müsadere talebinin reddine ve karar kesinleştiğinde trafik kaydı üzerindeki şerhin kaldırılmasına dair verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Sanığa Verilen Mahkûmiyet Hükmü Açısından Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki bilgi ve belgelerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; 28.06.2014 tarih ve 29044 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 72 nci maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasında yapılan değişiklikten önce işlenen suçlarla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi gereğince verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların sanık hakkında yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine engel teşkil etmeyeceği ve sanığın gümrük vergilerini ödeyerek kamu zararını giderdiğine ilişkin makbuzu dosyaya sunduğu cihetle, mahkemece sanığın ihbara konu sabıkası nedeniyle yasal şartları oluşmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR A. Suçta Kullanılan Nakil Vasıtasının Müsadere Talebinin Reddi Kararı Açısından Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... İdaresi vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanığa Verilen Mahkûmiyet Hükmü Açısından Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 20.11.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/17712, K. 2024/10141, T. 20.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-17712-e-2024-10141-k-b09c3a6f78c4