Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/17643 E. 2025/9526 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/17643
Karar No
2025/9526
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/131 E., 2016/736 K. SUÇTAN ZARAR GÖREN : Gümrük İdaresi SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEMYİZ EDENLER : Sanık ..., sanıklar ... ve ... müdafi, suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, suçtan zarar gören Gümrük İdaresinin dava ve duruşmalardan haberdar edilmeden yargılama sonlandırılmış ise de, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için yasa yollarının açık olduğu gözetilerek suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekili, sanık ... ile sanıklar ... ve ... müdafiin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I-Sanık ...'ya Verilen Beraat Hükmü Açısından; Suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin temyiz talebinin sanık ...'ya verilen beraat hükmüne ilişkin olmakla, sanık ... hakkında 10.05.2017 tarihli kesinleştirme işleminin yok hükmünde olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede, Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, suçtan zarar gören

Gümrük İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

II-Sanık ...'ya Verilen Beraat Hükmü Açısından; Suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin temyiz talebinin sanık ...'ya verilen beraat hükmüne ilişkin olduğu; sanık ... müdafiin temyiz talebinin ise, vekâlet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkin olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede,

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin temyiz talebi ile sanık ... müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık ... lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir.

Açıklanan nedenlerle, suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekili ve sanık ... müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesi gereği (A-1) numaralı bendinden sonra gelmek üzerine "Beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanık ... lehine karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.800,00 TL maktu vekalet ücretinin Hazineden alınarak sanığa verilmesine," ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

III-Sanıklar ... ve ... Hakkında Verilen Mahkûmiyet Hükümleri Açısından Olayın oluş biçimi, sanıkların aşamalardaki savunmaları, ele geçirilen kaçak eşyaların miktar ve mahiyeti ile eşyaların yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1. Suç tarihi itibarıyla suçtan doğrudan zarar gören Gümrük İdaresine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 234/1-b bendi uyarınca davadan haberdar edilip duruşma günü bildirilmeden yokluğunda yargılamaya devamla hüküm kurulması,

2. 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/22. maddesinin ''3/23." olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,

3. Sanıklar hakkında ek savunma hakkı tanınmak suretiyle suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son maddesi delaletiyle anılan Kanun'un 3/5. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra, aynı Kanun'un 3/10. maddesi gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden Mahkemece 5607 sayılı Kanun'un 3/18-10-1-5 maddeleri gereğince yazılı şekilde hüküm tesisi,

4. Sanıklara verilen hapis cezasının kanunî sonucu olan 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

5. Ele geçen kaçak içki ve sigaraların tamamının 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereği müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

Açıklanan nedenlerle, sanık ..., sanık ... müdafi ve suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 16.06.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/17643, K. 2025/9526, T. 16.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-17643-e-2025-9526-k-77a45e420e44