Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/21390 E. 2025/9568 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/21390
Karar No
2025/9568
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/115 E., 2015/603 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Beraat, mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesi, nakil vasıtasının müsadere talebinin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin, açılan davaya katılabilecek surette suçtan zarar gördüğü, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260. maddesi gereği hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenerek, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

1.Suçtan zarar gören ve davaya katılma hakkı bulunan Gümrük İdaresinin yargılamadan haberdar edilmeksizin yokluğunda hüküm kurulmak suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 233 ve 234. maddelerine aykırı davranılması,

2.Sanıklar hakkında Gebze Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/7520 soruşturma no.lu iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 220/2. fıkrası uyarınca dava açıldığı ve davanın

halen Gebze 1. Asliye Ceza Mahkemesinde 2025/306 Esas numarası ile görülmekte olduğu UYAP kayıtlarından anlaşılmıştır. Temyiz incelemesine konu bu dosyadaki olayın, anılan iddianamede suç örgütünün daha önce gerçekleştirdiği soruşturma/kovuşturma konusu eylemler başlığı altında örgütsel faaliyet çerçevesinde gerçekleştiğine yönelik değerlendirme yapıldığından, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 4/1. maddesinde "Bu Kanunda tanımlanan suçların, bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, verilecek ceza iki kat artırılır" hükmünü içerdiği gözetildiğinde, sanıkların eyleminin 5607 sayılı Kanun'un 4/1. maddesi kapsamında gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilmesi açısından Gebze 1. Asliye Ceza Mahkemesinde 2025/306 Esas sayılı dosyası ile bu dava dosyası birleştirilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve tesbiti gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,

3.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eyleminin, 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla 5607 sayılı Kanun 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3.maddesinin 5. ve 10. fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde;

10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. madde ve fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;

Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/10, 3/23 ve 5/2. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,

4.Sanık ... hakkında iftira suçundan açılan kamu davası hakkında herhangi bir hüküm kurulmadığı, 5.5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 tarih ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

6.Suç tarihi ve ele geçen kaçak eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen TAPDK lehine vekalet ücreti takdiri, hukuka aykırı bulunmuştur.

Açıklanan nedenlerle, sanık ... ve suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 18.06.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/21390, K. 2025/9568, T. 18.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-21390-e-2025-9568-k-bac92e734da8