Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/17398 E. 2023/3636 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/17398
- Karar No
- 2023/3636
- Karar Tarihi
K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/140 E, 2016/293 K SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet İNCELEME KONUSU KARAR : Kozluk Asliye Ceza Mahkemesinin 14.07.2016 tarihli ve 2016/140 Esas, 2016/293 Karar sayılı kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kararın bozulması
Kozluk Asliye Ceza Mahkemesinin 14.07.2016 tarihli ve 2016/140 Esas, 2016/293 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kaçakçılık suçundan, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 52 nci maddesi gereği 2 yıl 8 ... 15 gün hapis cezası ve 6.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararın 28.09.2016 tarihinde yasa yollarına başvurulmaksızın kesinleştiği belirlenmiştir.
1.Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesi gereği, 24.09.2018 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.10.2018 tarihli ve KYB-2018/79176 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmiştir.
2.Dairemizin 22.11.2018 tarihli ve 2018/16887 Esas, 2018/12636 Karar sayılı ilâmı ile kanun yararına bozma talebi yerinde görülerek "....sanığın gümrük işlemlerine tâbi tutulmaksızın kaçak olarak ülkeye sokulan 2700 paket bandrolsüz sigarayı, ticarî amaçla nakletmek eyleminden ibaret olan somut olayda, sanığın eyleminin kaçakçılık fiiline iştirak etmeksizin kaçak olarak ülkeye sokulan suça konu eşyayı ticarî maksatla bulundurmak olduğu, sanık hakkında 5607 sayılı Kanunun 3/5 ve 3/10. maddeleri uyarınca cezanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin uygulama yeri bulunmayan aynı Kanunun 3/18. maddesi uyarınca fazla ceza tayininde isabet görülmemiş... Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Kozluk Asliye Ceza Mahkemesi'nin 14/07/2016 tarih 2016/140 esas, 2016/293 karar sayılı kararının CMUK'nun 309. maddesi uyarınca bozulmasına, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına," karar verilmiştir.
3.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Dairemizin anılan kararına, 20.01.2019 tarihli ve KD-2018/79176 sayılı yazısı ile; "...Yüksek Dairece kanun yararına bozulması halinde, bozmanın 5271 sayılı Kanun'un 309 maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendine göre yapılması ve Yüksek Dairece daha hafif ceza içeren yeni bir hüküm kurulması gerektiği..." gerekçesi ile itiraz etmiştir.
4.İtiraz üzerine Dairemizin 21.03.2019 tarihli ve 2019/56 Esas, 2019/28754 Karar sayılı ilamı ile "...sanığın eyleminin 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son maddesi yollamasıyla 3/5-10. maddesine uyduğu halde iddianame ile 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin uygulanması talebi ile kamu davasının açılmış olması karşısında, CMK'nun 226/1. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınması ile uygulanacak Yasa maddelerinde mahkemenin takdir hakkı ve 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinin mahkemesince yapılması gerekeceğinden Dairemiz kararı usul ve yasaya uygun bulunduğu..." gerekçesi ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının reddine karar verilmiştir.
5.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.09.2022 tarihli ve 2019/7-198 Esas, 2022/547 Karar sayılı ilamı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulü ile Dairemizin 22.11.2018 tarihli ve 2018/16887 Esas, 2018/12636 Karar sayılı kararının kaldırılmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d)bendindeki yetkiye istinaden karar verilmesi için dosyanın Dairemize gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdine karar verilmiştir.
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.01.2019 tarihli ve KD-2018/79176 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “... sanık ...’un, anılan Kanun’un 3/18, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 2 yıl 8 ... hapis ve 6.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Kozluk Asliye Ceza Mahkemesinin 14.07.2016 tarihli ve 2016/140 esas, 2016/293 sayılı kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde, sanığın gümrük işlemlerine tâbi tutulmaksızın kaçak olarak ülkeye sokulan 2700 paket bandrolsüz sigarayı, ticarî amaçla nakletmek eyleminden ibaret olan somut olayda, sanığın 5607 sayılı Kanun’un 3/18. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, sanığın eyleminin kaçakçılık fiiline iştirak etmeksizin kaçak olarak ülkeye sokulan suça konu eşyayı ticarî
maksatla bulundurmak olduğu, 5607 sayılı Kanun’un 3/18. maddesinde yer alan “Ancak, tütün mamullerinin etil alkol, metanol ve alkollü içkilerin kaçak olarak yurda sokulduğunun anlaşılması hâlinde, onuncu fıkra hükmüne istinaden cezaya hükmolunur.” ve aynı Kanun'un 3/10. maddesindeki “Kaçakçılık suçunun konusunu oluşturan eşyanın akaryakıt ile tütün, tütün mamulleri, etil alkol, metanol ve alkollü içkiler olması halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek cezalar yarısından iki katına kadar artırılır, ancak bu fıkranın uygulanması suretiyle verilecek ceza üç yıldan az olamaz.” şeklindeki hükümlere nazaran 5607 sayılı Kanun'un 3/5. maddesindeki "Birinci ila dördüncü fıkralarda tanımlanan fiillerin işlenmesine iştirak etmeksizin, bunların konusunu oluşturan eşyayı, bu özelliğini bilerek ve ticarî amaçla satın alan, satışa arz eden, satan, taşıyan veya saklayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır." şeklindeki düzenlemeye uyan kaçakçılık suçunu oluşturduğu, sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’un 3/5 ve 3/10 maddeleri uyarınca cezanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin uygulama yeri bulunmayan aynı Kanun’un 3/18. maddesi uyarınca fazla ceza tayininde isabet görülmediğinden,...”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE 1.5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.”
Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
2.İnceleme konusu hükümde, sanık ...'un, 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci ve 52 nci maddeleri gereği 2 yıl 8 ... hapis ve 6.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılması olarak belirlendiği anlaşılmıştır.
3.Sanığın yolcu olarak bulunduğu otobüste önleme araması kararına istinaden yapılan aramada sanığa ait bagajda 270 karton bandrolsüz gümrük kaçağı sigara ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda, sanığın eyleminin, kaçakçılık fiiline iştirak etmeksizin kaçak olarak ülkeye sokulan suça konu eşyayı ticarî maksatla bulundurmak olduğu, 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasında yer alan “Ancak, tütün mamullerinin etil alkol, metanol ve alkollü içkilerin kaçak olarak yurda sokulduğunun anlaşılması hâlinde, onuncu fıkra hükmüne istinaden cezaya hükmolunur.” ve aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrasındaki “Kaçakçılık suçunun konusunu oluşturan eşyanın akaryakıt ile tütün, tütün mamulleri, etil alkol, metanol ve alkollü içkiler olması halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek cezalar yarısından iki katına kadar artırılır, ancak bu fıkranın uygulanması suretiyle verilecek ceza üç yıldan az olamaz.” şeklindeki hükümlere nazaran 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasında "Birinci ila dördüncü fıkralarda tanımlanan fiillerin işlenmesine iştirak etmeksizin, bunların konusunu oluşturan eşyayı, bu özelliğini bilerek ve ticarî amaçla satın alan, satışa arz eden, satan, taşıyan veya saklayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır." şeklindeki düzenlemeye uyan kaçakçılık suçunu oluşturduğu anlaşılmıştır.
4.Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları gereği cezanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin uygulama yeri bulunmayan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası gereği fazla ceza tayininde isabet görülmediği anlaşılmış olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Kozluk Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.07.2016 tarihli ve 2016/140 Esas, 2016/293 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3.5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden;
“Sanığın kaçakçılık suçundan 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereği 1 yıl hapis ve 5 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası gereği 1/2 arttırılarak 1 yıl 6 ... hapis ve 7 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, onuncu fıkrasının son cümlesi gereği 3 yıl hapis ve 7 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği (1/6) oranında indirim uygulanarak 2 yıl 6 ... hapis ve 5 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, Sanık hakkında belirlenen gün karşılığı adlî para cezasının, 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği günlüğü 20,00 TL’den olmak üzere paraya çevrilmesiyle 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, infazın belirlenen şekilde yapılmasına, kararın diğer kısımların aynen bırakılmasına,”
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
oy birliğiyle 12.04.2023 tarihinde karar verildi.