Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/17046 E. 2026/5754 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/17046
- Karar No
- 2026/5754
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/66 E. , 2021/589 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî incelenmeksizin iade, kısmî bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Nakil aracı hakkında iddianamade müsadere talebi bulunmadığı ve Mahkemece de bu hususta karar verilmediği anlaşılmakla katılan ... İdaresi vekilinin bu husustaki temyiz istemi inceleme dışı bırakılmıştır.
Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 21.12.2020 tarihli ve 2018/1524 E., 2020/19182 Karar sayılı kararının bozma gereklerinin yerine getirilmesi karşısında Mahkemenin zımnen bozma ilamına uyduğu kabul edilerek yapılan incelemede,Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak; 1.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği;
Soruşturma aşamasında usulüne uygun etkin pişmanlık ihtaratı yapılmamış bulunan sanığa, kovuşturma aşamasında dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar paranın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödemesi halinde cezasında 1/2 oranında indirim yapılacağının belirtilmesi gerekirken, 1/2 indirim oranının belirtilmemesi ve sanığın ... vergileri nedeniyle oluşan kamu zararı miktarı olan 457.36 TL'yi bozma öncesinde 24.02.2015 tarihinde ödeyerek buna ilişkin dekont sunduğu anlaşılmasına rağmen, sanığa 17.02.2021 tarihinde tebliğ edilen etkin pişmanlık ihtaratında gümrüklenmiş değer toplamının iki katı kadar parayı hüküm verilinceye kadar ödemesi için ihtarda bulunulması gerekirken "30 gün" kesin süre verilmesi, sanığın ödemesi gereken tutar ve ödeme yapabileceği süre hususunda yanıltıldığı da gözetilerek, 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi kapsamında gümrüklenmiş değer toplamının iki katı tutarından, sanığın daha önce ödediği ... vergisi miktarının mahsup edilerek yeniden ihtaratta bulunulması ve sanığa "hüküm verilinceye kadar" ödeme yapabileceği bildirilerek etkin pişmanlık hükümlerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2.Dava konusu kaçak akaryakıtın 5607 sayılı Kanun'un 13/1 maddesi delâletiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54/4. maddesi gereği müsaderesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi,
3.Ele geçen kaçak akaryakıtın miktarı ve gümrüklenmiş değeri dikkate alındığında, cezada teşdit uygulanması gerekmediği halde, yazılı şekilde alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 11.05.2026 tarihinde karar verildi.