Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/16962 E. 2024/10501 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/16962
Karar No
2024/10501
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/406 E., 2022/406 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I.TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebebi; nakil aracının müsaderesi gerektiğine ve aleyhe olacak nedenlerle hükmün bozulması istemine ilişkindir. II.OLAY VE OLGULAR 1.15.06.2014 tarihinde, önleme araması kararına istinaden, sanığın sürücüsü olduğu, malen sorumlunun adına kayıtlı açık kasa kamyonun kasa kısmındaki plastik tanklarda ve orijinal olmayan yakıt deposunda toplam 9.000 litre kaçak motorin ele geçirildiği anlaşılmıştır. 2.Sanık hakkında, 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasına aykırılık suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 3.Sanık aşamalardaki savunmasında; nakil aracında şoförlük yaptığını, suça konu motorinin araç sahibine ait olduğunu, atılı suçlamayı kabul etmediğini, beyan etmiş kanun iadesi sonrasında ise, davetiye tebliğine rağmen duruşmaya katılmamıştır. 4.Malen sorumlu kovuşturma aşamasındaki beyanında; nakil aracının kendisine ait olduğunu, sanığa kiraladığını, sanıktan şikâyetçi olduğunu beyan etmiştir. 5.Nakil aracında gizli bölme bulunmadığı, eşyanın miktar ve hacim bakımından aracın ağırlıklı bölümünü oluşturmayacağı, nakil için gerekli olduğu, nakil aracının piyasa değerinin 25.000 TL olduğu yönündeki bilirkişi raporu dava dosyasında mevcuttur. 6.Suça konu akaryakıtın gümrük kaçağı olduğuna dair analiz raporu dava dosyasında mevcuttur. 7.Bilirkişi raporu belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "normal değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır. III.GEREKÇE A.Nakilde Kullanılan Aracın İadesine İlişkin Hüküm Yönünden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; "İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur. Suçun işlenmesinde kullanılmak üzere hazırlanan eşya, kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlak açısından tehlikeli olması durumunda müsadere edilir." şeklindeki düzenleme gereği malen sorumlunun suçtan haberi olmadığına ve suça konu aracı kiralık olarak verdiğine dair aksi ispat edilemeyen beyanına istinaden iyiniyetli üçüncü kişi konumunda olduğu cihetle, nakil aracının hak sahibine iadesi ve şerhin kaldırılmasında bir isabetsizlik görülmemiş, bu nedenle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden reddedilmiştir. B.Sanık Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların, tanıkların beyanları, bilirkişi raporları ve toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden reddedilmiştir. Ancak; 1.Temel cezada 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi uyarınca teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulduğu, buna göre suç tarihine ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 11.04.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası kapsamında kaldığı, suç tarihinden sonra ise, 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları kapsamında bulunduğu, 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek; suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası yollamasıyla beşinci, onuncu ve yirmiüçüncü fıkraları somut olaya ayrı ayrı uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe kanunun belirlenmesi yerine, lehe kanun tespitinde 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değişik 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasına farklı anlam yüklenerek yanılgıya düşülmek suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi, 2.15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine; a) Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında, b) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." hükmünü içermesi karşısında; kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı cihetle, suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerin iki katı tutarının hesaplanarak, verilecek cezada 1/2 oranında indirim yapılacağının sanığa bildirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. IV.KARAR A.Nakilde Kullanılan Aracın İadesine İlişkin Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle, Hassa Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2022 tarihli ve 2020/406 Esas, 2022/406 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle nakil aracına ilişkin hükmün, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B.Sanık Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Hassa Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2022 tarihli ve 2020/406 Esas, 2022/406 Karar sayılı kararına yönelik katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/16962, K. 2024/10501, T. 27.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-16962-e-2024-10501-k-947cfc23e683