Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/15428 E. 2023/8362 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/15428
Karar No
2023/8362
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/231 E., 2021/569 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak akaryakıtın müsaderesi, suçta kullanılan katırların satış bedelinin Hazineye irat kaydına TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, zamanaşımı nedeniyle düşme Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. GEREKÇE Suça konu kaçak eşyanın, gümrük kapısından veya sınırdan yurda sokulmak istenirken ya da hemen sonrasında veya bu eylemlerin kesintiye uğramadan devamı sırasında yakalanması halinde eylemin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet kapsamında kalacağı, 10.11.2008 tarihli olay tutanağına göre sanığın İran'dan katırlarla getirdiği kaçak akaryakıtın ele geçirildiği olayda, sanığın eyleminin 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (2) nci cümlesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrasındaki cezanın miktarına göre, tabi olduğu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, sanık açısından suçun işlendiği 10.11.2008 tarihinden itibaren 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin hüküm tarihinden önce dolduğu anlaşılmıştır. II. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Başkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.09.2021 tarihli ve 2020/231 Esas, 2021/569 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ve katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, dava konusu kaçak akaryakıtın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca MÜSADERESİNE, tasfiye edilmişse tasfiye bedelinin hazineye irat kaydına, nakilde kullanılan katırların satış bedelinin sahibine İADESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.10.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/15428, K. 2023/8362, T. 09.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-15428-e-2023-8362-k-b25fea123bd0