Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/14583 E. 2024/9509 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/14583
- Karar No
- 2024/9509
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/592 E., 2022/238 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak akaryakıtın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanığın temyiz talebinin süresinde olmadığı anlaşılmıştır. Katılan vekilinin temyiz istemi yönünden; sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanığın temyiz sebepleri; hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün usul ve kanuna aykırı olması nedeniyle hükmün bozulması talebine ilişkindir. 2.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi; sanık hakkında hükmedilen ceza miktarı az olduğundan kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ve nakil aracının müsadere edilmesi gerektiğine ilişkindir. II. GEREKÇE A. Sanığın Temyiz İsteği Yönünden; Karar tarihi itibarıyla 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereğince temyiz süresi 1 hafta olduğu halde, sanığa temyiz süresi 15 gün olarak bildirilerek sanığın yanıltıldığı anlaşılmakla birlikte, hükmü 15 günlük süre de geçtikten sonra temyiz etmesi nedeniyle, sanığın temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden; Suç tarihinde sanığın sevk ve idaresinde bulunan araçta önleme araması kararı uyarınca yapılan aramada, 1.000 litre gümrük kaçağı motorin ele geçirilmiş ve sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. Sanık aşamalardaki savunmalarında; söz konusu akaryakıtı işverenin yönlendirmesiyle satın aldığını, suç olacağını düşünmediğini beyan etmiştir. Suça konu motorinin ulusal marker seviyesinin geçersiz olduğuna ilişkin 09.01.2014 tarihli Ulusal Marker Tespit Tutanağı ile Türk Akreditasyon Kurumunun Petrol Analiz Laboratuvarı (TÜRKAK) tarafından düzenlenen 12.02.2014 tarihli analiz raporu dava dosyasında mevcuttur. Dosyada bulunan kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında belirtilen gümrüklenmiş değerin suç tarihi itibarıyla pek hafif değerde olduğu anlaşılmıştır. Dava konusu kaçak akaryakıtın taşımacılık işi yapan sanığın ticari mahiyette olan kamyonunda ele geçmesi, sanığın yaptığı işin mahiyeti gereği belgesiz ve piyasa fiyatının altına satılan akaryakıtın kaçak olduğunu bilebilecek durumda olması nedeniyle savunma içeriğine itibar etmenin de mümkün olmaması karşısında; sanığın üzerine atılı kaçakçılık eyleminin sübuta erdiği belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrasındaki ''Suçta kullanılan eşyanın müsadere edilmesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağı ve bu nedenle hakkaniyete aykırı olacağı anlaşıldığında, müsaderesine hükmedilmeyebilir.'' şeklindeki düzenleme gereği nakil aracının müsaderesi için, müsaderenin hakkaniyete uygun olması gerektiği, dosya kapsamına göre; suça konu eşyanın değerine göre nakil vasıtasının müsaderesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağı ve hakkaniyete uygun olmadığı dikkate alınarak nakil aracının iadesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünde hukuka aykırılık bulunmamış ve katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. III. KARAR A. Sanığın Temyiz İsteği Yönünden; Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle sanığın temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 04.11.2024 tarihinde karar verildi.