Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/14218 E. 2024/9160 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/14218
- Karar No
- 2024/9160
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/1479 E., 2021/849 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Kararın tarafların yokluğunda verildiği, sanık müdafiine gerekçeli kararın 11.09.2021 tarihinde tebliğ edildiği sanık müdafiinin ayrıntılı temyiz sebeplerini içerir temyiz dilekçesi sunmadığı belirlenmiştir. Sanık müdafii süre tutum dilekçesi vererek; karara karşı istinaf yoluna başvurduğunu, gerekçeli kararın tebliğinden sonra gerekçeli istinaf dilekçesi vereceğini bildirmiştir. II. GEREKÇE 10.10.2013 tarihinde, önleme araması kararına istinaden oluşturulan uygulama noktasında durdurulan araçta 405 litre kaçak akaryakıt ele geçtiği anlaşılmıştır. Sanık aşamalarda ele geçen akaryakıtı kullanmak amacıyla aldığını beyan etmiştir. Kaçak eşyaya yönelik alınan KEMT varakasına göre belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır. Ele geçen akaryakıtın miktarı ve tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suçu işlediği anlaşılmakla, sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; 1.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/11. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/11. maddesinin son cümlesi delaletiyle anılan Kanun'un 3/5. ve 3/10. maddeleri kapsamında bulunduğu nazara alınarak; suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/11. maddesi ile 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/11. maddesinin yollamasıyla anılan Kanun'un 3/5., 3/10. ve 3/23. maddeleri ve 5/2. maddesi somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken karma uygulama yapılarak yazılı şekilde hüküm tesisi, 2.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinde yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi son cümlesinin "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" hükmünü içermesi karşısında, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda usulüne uygun ihtarat yapılmayan sanığa, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının "1/2" olacağının bildirilmesi gerekirken, "1/3" oranında indirim yapılacağı bildirilmek suretiyle sanığın yanıltılması, 3.Kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin, temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 21.10.2024 tarihinde karar verildi.