Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/13410 E. 2024/8977 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/13410
- Karar No
- 2024/8977
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/412 E., 2021/856 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 7242 sayılı Kanun kapsamında getirilen düzenlemelerden dolayı dosyanın iadesi üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz talebi; sanık ... hakkında hükmolunan hapis cezasının ertelenmesine, suçta kullanılan nakil aracının müsaderesine ve re'sen dikkate alınacak aleyhe tüm yönlere ilişkindir. 2.Sanık ...'in temyiz talebi; etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğine ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; 15.04.2014 günü kolluk görevlilerince durdurulan sanık ...'in sevk ve idaresindeki .... plakalı tankerde Hassa Sulh Ceza Mahkemesinden alınan önleme araması kararına istinaden yapılan aramada arka iki tankın arasına yapılmış zula şeklinde bir deponun içerisinde 2.000 litre, orjinal deponun yerine yapılmış büyük yakıt deposundan ise 800 litre ulusal marker seviyesi geçersiz akaryakıt ele geçirildiği, araç şoförü olan sanık ... ile akaryakıtın asıl sahibi olduğunu beyan ettiği sanık ... hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. Sanık ...'in tüm aşamalarda; araç her ne kadar ... adına kayıtlı ise de kendisine ait olduğunu, akaryakıtı kardeşi olan diğer sanık ...'nın aldığını, kendisi aracı yoldan aldığı için içerisinde kaçak akaryakıt olduğundan haberinin olmadığını beyan ettiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 7242 sayılı Kanun kapsamında getirilen düzenlemelerden dolayı dosyanın iadesi üzerine yapılan ihtarata rağmen gümrüklenmiş değerin iki katı kadar olan tutarı Maliye Hâzinesi'ne ödemediği belirlenmiştir. Sanık ...'in soruşturma aşamasında 18.06.2014 tarihinde alınan ifadesinde; tankerinin sorumluluğunun kendisinde olduğunu, içerisinde bulunan akaryakıtı Hatay ilinden tarlada kullanmak üzere aldığını beyan ettiği, 23.06.2015 ve 12.04.2021 tarihli savunmalarında ise diğer sanık ...'nin emniyette ifade vermesini istediği için bu şekilde beyanda bulunduğunu, tanker ve akaryakıt ile bir ilgisinin bulunmadığını beyan ettiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 7242 sayılı Kanun kapsamında getirilen düzenlemelerden dolayı dosyanın iadesi üzerine yapılan ihtarata rağmen gümrüklenmiş değerin iki katı kadar olan tutarı Maliye Hâzinesi'ne ödemediği belirlenmiştir. Suça konu akaryakıt hakkında Tübitak MAM tarafından 15.05.2014 tarihinde düzenlenen muayene raporu, suçta kullanılan ....plakalı nakil aracına ilişkin takyidat kaydı, 19.04.2014 tarihli bilirkişi raporu ile Hassa Sulh Ceza Hâkimliği tarafından aracın alıkonulmasına ilişkin olarak verilen karar dava dosyasında mevcuttur. A. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Sanığa soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlığa ilişkin ödeme ihtaratı yapılmadığı cihetle; kovuşturma aşamasında yapılan ihtaratta indirim oranının 1/2 olarak belirtilmesi gerekmekte ise de sanığın bu hususta herhangi bir ödeme iradesi göstermediği anlaşılmakla tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Sanık savunması, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre ticari miktar ve mahiyette gümrük kaçağı akaryakıt ile yakalanan sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle suçun sübûtuna yönelen temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; 1.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek, 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen ve suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz." hükmünü içerdiği, yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanık hakkında mahkemece yapılan etkin pişmanlık ihtarında suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı hüküm tarihine kadar Devlet Hâzinesine ödediği takdirde cezasında "1/2" oranında indirim yapılacağının bildirilmesi gerektiği gözetilmeksizin yanıltılması ve bu itibarla ödeme yapmadığından bahisle hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmaması, 2.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı ve 16.05.2017 tarih ve 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerinin bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 15.04.2014, iddianame düzenleme tarihinin 10.12.2014 olduğu, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) yapılan incelemede; sanığa ilişkin Dairemizin 2022/9861 Esas sırasında kayıtlı Kırıkhan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/657 Esas, 2021/50 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 14.11.2014, iddianame düzenleme tarihinin 06.10.2015 olduğu gözetilerek suç tarihlerine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından anılan dosyaların celp edilerek incelenmesi, gerektiğinde derdest dosyanın birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... İdaresi vekilinin temyiz talebinin reddiyle sanık ... hakkındaki mahkûmiyet hükmünün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili ile sanık ...'in temyiz istekleri yerinde görüldüğünden sanık ... hakkındaki mahkûmiyet hükmünün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usûlü Kanunu'nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 16.10.2024 tarihinde karar verildi.