Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/8071 E. 2024/10953 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/8071
- Karar No
- 2024/10953
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/60 E., 2015/25 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I.TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri, kurum lehine vekalet ücreti hükmedilmesine, suçta kullanılan nakil aracının müsaderesi gerektiğine ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. 2. Sanık müdafiinin temyiz istemi, zararın giderilmesi konusunda savcılık aşamasında sanığa ihtarat yapılmadığına ve verilen cezanın çok ağır olduğuna ilişkindir. II.GEREKÇE A.Nakil Aracının İadesi Kararı Yönünden Ele geçirilen kaçak sigaranın ağırlık veya hacim olarak suçta kullanılan aracın ağırlıklı bölümünü oluşturmaması, kaçak eşyanın değeri ile nakil vasıtasının bilinen değeri göz önüne alındığında müsaderenin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında hakkaniyete aykırı olacağı tespit edilmekle, masrafı sanıktan alınmak suretiyle suçta kullanılan nakil aracının zulalı kısmı söktürülerek sahibine iadesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş, söz konusu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. B.Sanık Hakkındaki Mahkûmiyet Kararı Yönünden Olay tarihinde kaçak sigara sevkiyatı yapılacağına dair ihbar üzerine, sanığın sürücülüğünü yaptığı ...plakalı çekici ve ...plakalı dorsenin durdurularak yapılan aramada, dorse bölümünün altında "V" şeklinde gizli bölmede 726 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır. Sanık savcılıkta alınan ifadesinde, dorsedeki bölmeyi kendisinin yaptırmadığını, sigaraları Silopi'de satacağını ifade etmiş, mahkeme savunmasında, kaçak sigaraları Silopi ve Cizre ilçelerinde bulunan seyyar satıcılardan azar azar alarak biriktirdiğini, kâr koyarak satmak istediğini beyan etmiştir. Malen sorumlu şirket yetkilisi ...'ın, sanığın aracında şöför olarak çalıştığını, yakalanan sigaralardan yakalandıktan sonra haberdar olduğunu, sanıktan şikâyetçi olmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır. Kaçak Eşyaya Mahsus Tespit varakası (KEMT) dosya içerisinde olup, suça konu kaçak sigaraların gümrüklenmiş değerinin Dairemiz yerleşik uygulamalarına göre "normal" değerde olduğu anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanığın suça konu kaçak sigaraları ticari amaçla bulundurduğunun kabulü ile hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; 1.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin, 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları kapsamında bulunduğu, 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının ''yirmiüçüncü'' fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiüçüncü fıkraları ile 5 inci maddesinin ikinci fıkrası somut olaya ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası nazara alınarak sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu, 2.Suçtan zarar gören ve kendisini vekille temsil ettiren katılan ... İdaresi lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 3.Sanık hakkında tekerrüre esas alınan adli sicil kaydının 5607 sayılı Kanun'a muhalefet ve 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a (4733 sayılı Kanun) muhalefet suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerine ilişkin olduğu anlaşılmış olup, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3. maddesinin 23. fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Kanun’un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamla ilgili öncelikle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı mahkemesinden araştırılarak neticesine göre söz konusu ilamın tekerrüre esas alınıp alınmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 4.5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 tarih ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, hukuka aykırı bulunmuştur. III.KARAR A.Nakil Aracının İadesi Kararı Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle katılan ... İdaresi vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün suçta kullanılan nakil aracının müsaderesine yer olmadığına ilişkin fıkrasından '' müsaderesine yer olmadığına, hükmün kesinleşmesinden sonra üzerindeki şerhinin kaldırılmasına'' ibaresi çıkarılarak yerine ''masrafı sanıktan alınmak suretiyle suçta kullanılan nakil aracının zulalı kısmı söktürülerek ve trafik kaydı üzerindeki şerh kaldırılarak sahibine iadesine'' ibaresinin eklenmesine ve diğer kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, B.Sanık Hakkındaki Mahkûmiyet Kararı Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle katılan ... İdaresi vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 04.12.2024 tarihinde karar verildi.