Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/4806 E. 2024/11784 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/4806
- Karar No
- 2024/11784
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/974 E., 2016/155 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Sanık ... yönünden beraat, sanık ... yönünden mahkûmiyet, kaçak sigaraların müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama, kısmî bozma 1.Sanık ...'ın temyiz isteği yönünden; sanığın usûlüne uygun şekilde 22.03.2016 tarihinde tebliğ edilen karara karşı karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 30.03.2016 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu cihetle, sanığın temyiz isteminin süresinde olmadığı anlaşılmıştır. 2.Katılan ... İdaresi vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yönünden; sanıklar hakkında kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; sanık ... hakkında verilen beraat kararının hatalı olduğuna, sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine ve re'sen gözetilecek hususlarla usul ve yasaya aykırı hükmün bozulması talebine ilişkindir. 2.O yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; sanık ...'ın zincirleme suç kapsamında eylemi olmasına rağmen sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmamasının hatalı olduğuna, sanık hakkında eksik ceza tayin edildiğine bu nedenle usul ve yasaya aykırı hükmün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE A. Sanık ...'ın Temyiz İstemi Yönünden Yapılan İncelemede; Sanığın usûlüne uygun şekilde 22.03.2016 tarihinde tebliğ edilen karara karşı karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 Kanun’un 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 30.03.2016 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Katılan ... İdaresi Vekilinin Sanık ... Hakkında Verilen Beraat Hükmüne İlişkin Temyiz İsteği Yönünden Yapılan İncelemede; Suç tarihinde iş yerinde ele geçirilen 291 paket gümrük kaçağı sigaranın miktar itibarıyla ticari mahiyette olduğu, sanığın alınan savunmasında, ele geçirilen sigaraların kaçak olduğunu bildiğini ve iş yerinde sattığını beyan ederek atılı suçu işlediğini ikrar ettiğinin anlaşılması karşısında, sanığın atılı kaçakçılık suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken, oluşa ve dosya kapsamına uymayan gerekçe ile yazılı şekilde beraatine hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. C. O Yer Cumhuriyet Savcısının Sanık ... Hakkında Verilen Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin Temyiz İsteği Yönünden Yapılan İncelemede; Suç tarihinde Edremit Adliye Lojmanlarının kömürlüğünde ve bu kömürlüğün yakınında bulunan sanığın işletmiş olduğu İnci Büfe isimli iş yerinde satılmak üzere kaçak sigara sakladığının ihbar edilmesi üzerine yapılan aramda kömürlükte 1.370 paket ve iş yerinde 291 paket olmak üzere toplam 1.661 paket gümrük kaçağı sigaranın ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanık hakkında, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18, 3/5, 3/10. maddeleri ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 53, 54 ve 63. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık ...'in alınan savunmasında, ele geçirilen sigaraların kendisine ait olmadığını, sanığa ait iş yerinde işçi olarak çalıştığını, iş yerinde ele geçirilen sigaraların kaçak olduğunu bildiğini ve gelen müşterilere sattığını beyan ederek atılı suçu ikrar ettiği anlaşılmıştır. Sanık ...'ın alınan savunmasında, kömürlükte ve iş yerinde ele geçirilen sigaraların kendisine ait olduğunu, satmak amacıyla satın aldığını beyan ederek atılı suçu ikrar ettiği anlaşılmıştır. Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır. Suç tarihi itibarıyla eşyaların gümrüklenmiş değerinin 10.317,33 TL ve pek hafif değerde olduğu anlaşılmıştır. Dava konusu olayda ele geçen 1.661 paket gümrük kaçağı sigaranın Dairemiz uygulamalarına göre ticari miktar ve mahiyette olması, sanığın alınan savunmasında üzerine atılı suçu ikrar ettiğinin anlaşılmış olması karşısında sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; 1. Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/22. fıkrasının “23.” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. fıkrasına yapılan ekleme uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırılık bulunmuştur. III. KARAR A. Sanık ...'ın Temyiz İstemi Yönünden Yapılan İncelemede; Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle, sanığın yokluğunda verilip 22.03.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 30.03.2016 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Katılan ... İdaresi Vekilinin Sanık ... Hakkında Verilen Beraat Hükmüne İlişkin Temyiz İsteği Yönünden ve O Yer Cumhuriyet Savcısının Sanık ... Hakkında Verilen Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin Temyiz İsteği Yönünden Yapılan İncelemede; Gerekçe bölümünde (B ve C) bentlerinde açıklanan nedenlerle, katılan ... idaresi vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 17.12.2024 tarihinde karar verildi.