Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/5169 E. 2024/10422 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/5169
Karar No
2024/10422
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/41 E., 2013/277 K. SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ek kararın düzeltilerek onanması Sanık hakkında verilen 20.03.2018 tarihli ek kararın; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin 20.03.2018 tarihli ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. GEREKÇE Nurdağı Asliye Ceza Mahkemesinin 05.03.2013 tarih ve 2013/41 E., 2013/277 K. sayılı kararına karşı sanığın istinaf talebinde bulunduğu, Nurdağı Asliye Ceza Mahkemesinin 20.03.2018 tarihli ek kararı ile istinaf talebinin süresinde yapılmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 296. maddesi uyarınca reddine karar verilmiş ise de; asıl karar tarihi dikkate alındığında hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ve devamı maddeleri uyarınca temyize tabi bulunduğu, bu nedenle sanığın istinaf istemi temyiz istemi olarak değerlendirilerek yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre, gıyabi kararın sanığın mahkemeye bildirdiği ve aynı zamanda mernis sisteminde kayıtlı olan adresine tebliğe çıkarıldığı ve sanığın köy dışında olması sebebiyle 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince 09.04.2013 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, sanığın yokluğunda verilip, 09.04.2013 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten yaklaşık 5 yıl sonra 15.03.2018 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz istemi yerinde görülmemiştir. Ancak; asıl kararın temyize tabi olması nazara alındığında, mahkemece sanığın istinaf istemi temyiz istemi olarak değerlendirilip, temyiz isteminin de süresinde yapılmamış olması nedeniyle 1412 sayılı Kanun'un 315. maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde istinaf talebi olarak değerlendilip 5271 sayılı Kanun'un 296. maddesi uyarınca reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş, söz konusu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden temyiz isteminin reddine dair 20.03.2018 tarihli ek kararın 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği 20.03.2018 tarihli ek kararın hüküm kısmının birinci paragrafındaki "İstinaf talebinin CMK 296. maddesi" ibaresi çıkartılarak yerine ''5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 315 inci maddesinin birinci fıkrası" ibaresinin eklenmesi suretiyle 20.03.2018 tarihli ek kararın, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25.11.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/5169, K. 2024/10422, T. 25.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-5169-e-2024-10422-k-40987f82aad6