Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/4768 E. 2025/916 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/4768
Karar No
2025/916
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/11 E., 2016/193 K. SUÇLAR : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet, Resmî Belgede Sahtecilik HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesi, nakil aracın iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Suçtan zarar gören ve davaya katılma hakkı bulunan Gümrük İdaresi vekilinin davadan haberdar edilmeksizin ve yokluğunda yargılama yapılarak hüküm kurulması nedeniyle anılan kurum vekilinin temyize hakkı bulunduğu anlaşılmakla, sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. Resmî Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden Yapılan İncelemede; A. Sanık ... Yönünden; Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 67/2-a bendi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan, sanığın savunmasının alındığı 11.03.2016 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir. Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekili ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, B. Sanık ... Yönünden; Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı Kanun'un 67/2-d bendi gereği zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanık hakkında 26.04.2016 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir. Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekili ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, II. 5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na Muhalefet Suçu Yönünden Yapılan İncelemede; A. Sanık ... Yönünden; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekili ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan ... İdaresi vekili ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B.Sanık ... Yönünden; Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1-a)Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18-son cümle delâletiyle anılan Kanun'un 3/5. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra, aynı Kanun'un 3/10. madde ve fıkrası gereğince uygulama yapılması, yine 3/23. fıkrasının da uygulama şartlarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, doğrudan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ve 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinin uygulanması şeklinde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur. 1-b)10.12.2022 tarih ve 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi gözetilerek hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi gereğince etkin pişmanlık ihtaratının yapılması gerekliliği, 2.Paranın alım gücü ve günün ekonomik koşullarına göre ele geçen kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin suç tarihi itibarıyla fahiş değerde olduğu kabul edilerek sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte olan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 3.Suçtan doğrudan doğruya zarar gören ve davaya katılma hakkı bulunan Gümrük İdaresinin davadan haberdar edilerek, davaya katılma ve delilleri sunma hakkı sağlanmadan duruşmaya devam olunarak yazılı şekilde karar verilmesi, 4.Sanık hakkında takdiri indirim uygulanırken uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesi yerine 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi, 5.Suça konu kaçak eşyaların 5607 sayılı Kanun'un 13. maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, hususları hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekili ile sanık müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 13.01.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/4768, K. 2025/916, T. 13.01.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-4768-e-2025-916-k-630cdbbb7342