Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/4493 E. 2025/6054 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/4493
- Karar No
- 2025/6054
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/39 E., 2016/217 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Sanık ... hakkında beraat, Sanıklar ... ve ... hakkında mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, son celseye başka suçtan hükümlü bulunduğu cezaevinden SEGBİS vasıtasıyla bağlanan sanık ...'a SEGBİS aracılığı ile hüküm tefhim edilirken hüküm fıkrasına 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 263. maddesi gereğince cezaevinde bulunan sanığın bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta dilekçe vererek kanun yoluna başvurabileceği hususu belirtilmediğinden kanun yolunda yanıltıldığı anlaşılmakla; anılan sanığın öğrenme üzerine temyiz istemi süresinde kabul edilerek, katılan ... İdaresi vekilinin, sanık ...'ın ve sanık ...'in temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I- Katılan ... İdaresi Vekilinin Sanık ... Hakkındaki Beraat Hükmünü Temyiz İstemi Yönünden Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir
hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle sanık ... hakkındaki beraat hükmünün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
II- Katılan ... İdaresi Vekili ile Sanık ...'ın Anılan Sanık Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmünü Temyiz İstemleri Yönünden Sanık ...'ın şoförlüğünü yaptığı, sanık ...'in ise muavin olduğu yolcu otobüsünde usulüne uygun arama kararına istinaden yapılan aramada, otobüsün havalandırma boşluklarında ve bagaj bölümünde toplam 899 karton gümrük kaçağı sigaranın ele geçirildiği olayda; sanık ...'ın tüm aşamalarda suça konu sigaralardan haberinin olmadığını savunması, muavin olan diğer sanık ...'in de anılan sanığa ilişkin suça iştirak ettiğine dair beyanının bulunmaması, sigaraların otobüsün havalandırma boşluğunda gizlenmiş halde ve şoförün sorumluluğu bulunmayan bagaj bölümünde ele geçirilmesi ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanık ...'ın üzerine atılı suçu işlediğine dair savunmasının aksine delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyete karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin ve sanık ...'ın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
III- Katılan ... İdaresi Vekili ile Sanık ...'in Anılan Sanık Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmünü Temyiz İstemleri Yönünden Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1. Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesinin son cümlesi delaleti ile anılan Kanun'un 3. maddesinin 5 ve 10. fıkraları kapsamında kaldığı gözetilerek, sanığa ek savunma hakkı tanınarak anılan maddeler uyarınca cezalandırılması yerine, yazılı şekilde temel cezanın belirlenmesi,
2. Dosya kapsamında ele geçen gümrük kaçağı sigaraların sanığa ait olduğu anlaşılmakla, dava konusu kaçak eşyanın miktarına göre sanık hakkında temel cezada 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 61. maddesi uyarınca teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulması gerekirken alt sınırdan hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,
3. 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin
pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle, 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,
4. Dairemizce kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16.05.2017 tarihli, 2015/7-389 E, 2017/272 K sayılı ve 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 E, 2014/171 K sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 22.10.2015, iddianame düzenlenme tarihinin 18.01.2016 olduğu, Sanığın Kurtalan Asliye Ceza Mahkemesinin, 2022/211 Esas sayılı derdest dosyasında suç tarihinin 19.09.2015, iddianame düzenlenme tarihinin 30.06.2021 olduğu anlaşılmakla, Suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
5. Suça konu eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13/1.maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken, uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Kanun'un 54. maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddesine aykırı davranılması,
hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin ve sanık ...'in temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 29.04.2025 tarihinde karar verildi.