Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/4447 E. 2025/9781 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/4447
- Karar No
- 2025/9781
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/220 E., 2015/634 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : a)Sanıklar ..., ... hakkında 27.10.2014 tarihli eylem yönünden beraat, sanık ... hakkında 26.12.2014 ile 27.10.2014 tarihli eylemlerden beraat, sanık ... hakkında 26.12.2014 tarihli eylem nedeniyle beraat, sanık ... hakkında 27.10.2014 tarihli eylemden beraat b)Sanık ... hakkında 06.01.2015 ve 12.01.2015 tarihli eylemlerden zincirleme mahkûmiyet, sanık ... hakkında 12.01.2015 tarihli eylemden mahkûmiyet, sanık ... hakkında 12.01.2015 tarihli eylemden mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I- Sanıklar ..., ..., , ... hakkında Mahkemenin 2015/220 Esas sayılı dosyasında kurulan beraat hükümleri ile sanık ... hakkında Birleşen 2015/29 Esas sayılı dosyasında kurulan beraat hükümleri yönünden; Katılan vekilinin temyiz isteminin beraat hükümleri ile sınırlı olduğu gözetilerek yapılan temyiz incelemesinde; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle beraat hükümlerinin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, II- Sanık ... hakkında birleşen 2015/29 Esas sayılı dosyasında kurulan beraat hükmü yönünden yapılan temyiz incelenmesinde ise; Sanıklardan ...'un iş yerinde ihbar üzerine Cumhuriyet savcısının arama kararı ile sanık ... hazır halde arama kararı verilen işyerinde yapılan aramada 182 paket kaçak sigara ele geçirilmesi karşısında sanığın atılı suçtan mahkûmiyeti gerekirken suçtan kurtulmaya yönelik savunmasına dayanılarak yerinde görülmeyen gerekçeyle beraatine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, III- Sanıklar ... ve ... hakkında birleşen 2015/81 Esas sayılı dosyasında kurulan mahkûmiyet hükümleri yönünden ve sanık ... hakkında birleşen 2015/81 Esas ve 2015/49 Esas sayılı dosyaları bakımından kurulan mahkûmiyet hükümleri yönünden ise; Olayların oluş biçimi, sanıkların aşamalardaki savunmaları, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçların sanıklar tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Sanıklar hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesinin son cümlesi delaletiyle aynı Kanun'un 3/5. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra aynı Kanun'un 3/10. madde ve fıkrası gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi, 2.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması, 3.5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 tarih ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı nedeniyle anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanık ..., sanık ..., sanık ... müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 25.06.2025 tarihinde karar verildi.