Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/4152 E. 2025/3133 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/4152
Karar No
2025/3133
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/265 E., 2016/477 K. MALEN SORUMLU : ... Ulus. Nak. İnş. Gıda San ve Tic. Ltd. Şti. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Sanık ... hakkında beraat, sanık ... hakkında mahkûmiyet, eşya müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. Katılan Gümrük İdaresi Vekilinin Nakil Aracının İadesi Kararı Yönünden; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle içerisinde zula olarak nitelendirilen gizli bir tertibatın bulunmadığı anlaşılan nakil aracının iadesine yönelik kararın, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, II. Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden; Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; sanığın sürücüsü olduğu araçta 440 paket kaçak sigara ve 125 adet kaçak cep telefonu ele geçirildiği olayda; sanık savunmasında olay tarihinde yolcusu olduğunu beyan ettiği diğer sanık ...'in kendisinin haberi olmadan sigara ve cep telefonları aracına yüklediğini savunmuş ise de; sanığın kendisinin kullanımındaki araçta kaçak sigara ve cep telefonlarının kendisinden habersiz yüklendiği yönündeki savunmasına itibar edilemeyeceği gözetilerek sanığın atılı suçtan mahkûmiyeti yerine yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün,1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, III. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden; Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunmaları, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. 2.Suç konusu kaçak eşyanın tamamının 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delâletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanık ...'in temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün,1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 03.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/4152, K. 2025/3133, T. 03.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-4152-e-2025-3133-k-33ea0fce0633