Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/29652 E. 2025/13602 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/29652
- Karar No
- 2025/13602
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/349 E., 2021/35 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama
Şikâyetçi Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyiz isteğine ilişkin olarak; atılı suçun mahiyeti gereği, sanığın eylemine uyan ve suç tarihi itibarıyla somut olaya uygulanması gereken 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçu yönünden suçtan doğrudan zarar gören kurumun Gümrük İdaresi olduğu, suçtan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığı'nın davaya katılma ve hükmü temyiz kanun yoluna başvurma yetkisi bulunmadığı anlaşılmıştır. Katılan ... İdaresi vekilinin ve sanığın temyiz isteklerine ilişkin olarak; sanık hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının iade kararı üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I.Şikâyetçi Tarım ve Orman Bakanlığı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Atılı suçun mahiyeti gereği, sanığın eylemine uyan ve suç tarihi itibarıyla somut olaya uygulanması gereken 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçu yönünden suçtan doğrudan zarar gören kurumun Gümrük İdaresi olduğu, suçtan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin olmadığı anlaşılmakla Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II.Sanık Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü ve Nakil Aracı Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteminin, suçun işlenmesinde kullanılan nakil aracının müsaderesi talebine yönelik olduğu anlaşılmakla katılan kurum vekili temyizi bakımından buna hasren inceleme yapılmıştır.
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçen eşya miktarı ve tüm dosya kapsamı karşısında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir,
Ancak; 1.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas ve 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarihli, 2015/398 Esas ve 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 27.01.2016, iddianame düzenleme tarihinin 29.02.2016 olduğu, Ulusal Yargı Ağı Bilişim sisteminden yapılan kontrolde, Konya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, halen derdest 2017/252 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 01.09.2015, iddianame düzenleme tarihinin ise 23.02.2017 olup bahse konu eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihlerine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
2.15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca, sanığın kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık müessesesinden yararlanabilmesi için mahkemece kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında yer alan dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar tutarı ödemesi hususunda ihtarat yapılması ve ödeme yapması halinde, soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca daha önce sanığa bu hususta ihtar yapılmamış olduğu da gözetilerek cezada 1/2 oranında indirim yapılacağının bildirilmesi gerektiği cihetle; kovuşturma aşamasında talimat üst yazısına ekli ihtarnamenin okunması suretiyle alınan savunması sırasında yapılan ihtaratta indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerekirken 1/3 olarak bildirilerek sanığın yanıltılması ve ödeme yapılmadığından bahisle hakkında ilgili hükümlerin uygulanmaması,
3.Suçun işlenmesinde kullanılan nakil aracının müsaderesinin, yakalanan eşyanın gümrüklenmiş değeri ile nakil aracının suç tarihindeki bilinen değeri nazara alındığında 5237 sayılı Kanun'un 54/3. maddesi uyarınca hakkaniyete aykırı olmadığının anlaşılması, yine dosyada mevcut 27.01.2016 tarihli kolluk birimlerince düzenlenmiş tespit tutanağında da dava konusu eşyanın, hacim ve miktar itibari ile aracın taşıma yükünün ağırlıklı bölümünü oluşturduğunun tespit edilmesi karşısında 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesindeki şartların oluştuğu cihetle; malen sorumlunun mahkeme huzurunda dinlenmesinden, olaya ve nakil aracına ilişkin ayrıntılı beyanının alınmasından, sanığın savunmasında belirttiği şekilde varsa yazılı araç kiralama sözleşmesinin ibraz edilmesinden ve aracın iyi niyetli üçüncü kişiye ait olup olmadığının belirlenmesinden sonra sonucuna göre nakil aracının müsaderesi ya da iadesi hakkında bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde iade kararı verilmesi,
4.Ele geçen ve müsaderesi talep edilen tüm kaçak eşyanın, 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken, imha edilenler hakkında müsadere kararı verilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 06.11.2025 tarihinde karar verildi.