Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/29867 E. 2025/14500 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/29867
- Karar No
- 2025/14500
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/75 E., 2021/83 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma
Sanıklar hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 7242 sayılı Kanun kapsamında getirilen düzenlemelerden dolayı dosyanın iadesi üzerine kurulan hükümlerin karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. Nakil Aracı Yönünden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54/1. maddesindeki ''İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur. Suçun işlenmesinde kullanılmak üzere hazırlanan eşya, kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlak açısından tehlikeli olması durumunda müsadere edilir.'' şeklindeki düzenleme gereği nakil aracının müsaderesi için iyiniyetli üçüncü kişilere ait
olmaması gerektiği cihetle malen sorumlu tarafından nakil aracının kaçakçılık suçunda kullanılması amacıyla sanığa teslim edildiğine ilişkin dosya kapsamında delil bulunmadığı gözetilerek iadesine karar verilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;
İddianame ile müsaderesi talep olunan '' 34... '' plakalı nakil aracının üzerindeki tedbir şerhinin kaldırılarak sahibine iadesine karar verilmesi gerekirken sehven '' 37... '' plakalı nakil aracının üzerindeki tedbir şerhinin kaldırılmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenle, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden anılan hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usûlü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün suçta kullanılan '' 37... '' plakalı nakil aracı üzerindeki şerhin kaldırılmasına ilişkin (6) numaralı bendinin çıkartılarak yerine gelmek üzere ''Suçta kullanılan 34... plakalı nakil aracının üzerindeki tedbir şerhinin karar kesinleştiğinde kaldırılarak sahibine iadesine,'' ifadesinin eklenmesi suretiyle nakil aracının iadesine ilişkin hükmün, Tebliğname’ye kısmen olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II. Sanıklar Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükümleri Yönünden Tufanbeyli Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/96 sayılı iddianamesi ile sanık ...'ın sözlü ikrarı üzerine bölgede yapılan aramada kaçak sigara ele geçirilmesi eylemi nedeniyle ... ile aynı araçta bulunan ve arkadaş oldukları anlaşılan ... hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davasının açıldığının açıkça belirtildiği anlaşılmakla tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Olayın oluş biçimi, sanıkların aşamalardaki savunmaları, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1.Sanıklar hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son cümlesi delaletiyle anılan Kanun'un 3/5. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra, aynı Kanun'un 3/10. madde ve fıkrası gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, doğrudan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. madde ve fıkrası uyarınca hüküm tesisi,
2.Olay günü ele geçen toplam 1.074 karton kaçak sigaranın kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında gümrüklenmiş değeri Dairemiz yerleşik uygulamalarına göre "fahiş" değer kapsamında bulunduğu hâlde Mahkemece 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesi uyarınca artırım yapılmayarak eksik ceza tayin edilmesi,
3.Sanıkların eylemi toplu kaçakçılık suçunu oluşturduğu cihetle, cezalarında 5607 sayılı Kanun'un 4/2. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayini,
4.15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine; a) Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında, b) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." hükmünü içermesi karşısında; kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, sanıklara soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı anlaşılmakla, kovuşturma aşamasında suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde verilecek cezada 1/2 oranında indirim yapılacağı bildirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
5.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı ve 16.05.2017 tarih ve 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtilmekle;
İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 18.02.2015, iddianame düzenleme tarihinin 15.06.2015 olduğu,
Sanık ...'e ilişkin Kayseri 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 2024/2497 Esas sayılı derdest dosyasında suç tarihinin 15.01.2015, iddianame tarihinin 09.04.2015 olduğu, yine Kahramanmaraş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/752 Esas sayılı derdest dosyasında suç tarihinin 20.01.2015, iddianame düzenleme tarihinin ise 24.02.2015 olduğu, Kahramanmaraş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/752 Esas sayılı dosyasının iş bu dosya ile birleştirilmesine karar verildiği hâlde Mahkemece 08.04.2021 tarihli celsede birleştirme önerisine muvafakat verilmediğinin belirtildiği anlaşılmakla dosya akıbetinin araştırılması,
Sanık ...'e ilişkin Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/108 Esas sayılı derdest dosyasında suç tarihinin 09.02.2015, iddianame tarihinin ise 02.03.2015 olduğu gözetilerek suç tarihlerine ve işlenen suçun niteliğine göre sanıkların eylemlerinin anılan dosyalar ile 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyanın celp edilerek incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
6.Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan ... İdaresi lehine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi ile yetinilmesi gerekirken suç tarihi ve ele geçen eşya itibarıyla suçtan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığı lehine vekâlet ücretine hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanık ..., sanık ..., sanık ... müdafi, sanık ... ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 26.11.2025 tarihinde karar verildi.