Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/26190 E. 2024/9079 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/26190
- Karar No
- 2024/9079
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/778 E., 2021/654 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Hükümde yasa yolu gösterilirken, 7 günlük temyiz süresinin 15 gün olarak gösterilmesi suretiyle sanığın yanıltıldığı anlaşılmakla temyiz istemi süresinde kabul edilerek; Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I.TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan vekilinin temyiz isteği, sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması ve suçta kullanılan nakil aracının müsaderesine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. 2. Sanığın temyiz isteği, suça konu sigaraların kişisel kullanımı için olduğuna, gümrüklenmiş değerin ödenmesi için kendisine yapılan tebligatın usulsüz olduğuna, usul ve kanuna aykırı olan hükmün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE İddianamede müsaderesi talep edilmeyen ve mahkemece de müsadare hususunda herhangi bir hüküm kurulmayan nakil aracı hakkında incelemeye konu hüküm bulunmadığından bu husus inceleme dışı bırakılmıştır. Olay tarihinde sanığın muavinliğini yaptığı yolcu otobüsünde önleme araması kararına istinaden gerçekleştirilen aramada 60 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/10 ve 3/18. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, aynı Kanun'un 3/5 maddesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58. maddeleri uygulanırken sanığa ek savunma hakkı tanındığı tespit edilmiştir. Sanık savunmasında, sigaraları satmak amacıyla aldığına dair ikrarda bulunmuştur. Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır. Olayın oluş biçimi, sanık savunması ve tüm dosya kapsamı göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlığa ilişkin olarak sanığa soruşturma ve kovuşturma aşamasında herhangi bir ihtaratta bulunulmadığı cihetle; aynı maddenin üçüncü fıkrasındaki "İkinci fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde uygulanmaz." şeklindeki düzenlemede, etkin pişmanlık hükümlerinden istifade şartı olarak failin kaçakçılık suçundan mükerrir olmaması gerektiği belirtilmiş olup, dosya kapsamına göre ise sanığın adlî sicil kaydında yer alan tekerrüre esas ilâmın 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet suçuna ilişkin olduğu ve etkin pişmanık hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği nazara alınarak soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığından verilecek cezada 1/2 oranında indirim yapılacağını içerir biçimde sanığa usule uygun etkin pişmanlık ihtaratında bulunularak neticesine göre karar verilmesi gerekirken, etkin pişmanlık ihtaratında bulunulmadan, gümrüklenmiş değerin iki katı olan tutarı ödemediğinden bahisle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekili ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 17.10.2024 tarihinde karar verildi.