Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/25045 E. 2025/6985 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/25045
Karar No
2025/6985
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/278 E., 2020/666 K. MALEN SORUMLU : ... Uluslararası NAK LTD ŞTİ SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, suçta kullanılan nakil vasıtasının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I- Nakil Aracının İadesi Kararı Yönünden Mahkemece, suçta kullanılan nakil aracının müsaderesinin hakkaniyete aykırı olacağından bahisle aracın trafik kaydı üzerindeki şerh kaldırılarak sahibine iadesine ilişkin verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamış, ancak masrafı sanıktan alınmak suretiyle araçtaki orijinal olmayan depo söktürülerek sahibine iadesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. Açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği; hükmün (14) numaralı bendindeki '' söz konusu aracın İADESİNE, '' ibaresi çıkarılarak yerine ''masrafı sanıktan alınmak suretiyle araçtaki orijinal olmayan depo söktürülerek sahibine İADESİNE,'' ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II- Sanık Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden Gerekçeli kararda ele geçen kaçak akaryakıtın miktarına göre temel cezanın tayininde teşdit yapıldığının belirtildiği ve hükmün esasını oluşturan kısa kararda da cezanın teşdiden belirlendiği anlaşılmakla, uygulama ve gerekçe arasında çelişki olmakla birlikte her ne kadar kısa kararda "alt sınırdan ayrılmayı gerektirir bir neden bulunmadığı" şeklinde bir ibare var ise de, bu husus yazım hatası olarak kabul edilerek tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak olunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. 1.Mahkemece, sanık hakkında temel ceza belirlenirken dosya kapsamı ile örtüşmeyecek şekilde uygulama yeri bulunmayan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 37. maddesinin uygulandığının belirtilmesi, 2.5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/11. maddesi delaletiyle 3/5. maddesi gereği sanığa verilen 1 yıl 6 ay hapis ve 180 gün karşılığı adlî para cezasından 5607 sayılı Kanun'un 3/10. maddesi gereği 1/2 oranında arttırım yapılarak 1 yıl 15 ay hapis ve 270 gün karşılığı adlî para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken, Mahkemece 2 yıl 3 ay hapis ve 270 gün karşılığı adlî para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmesi, 3.Ele geçen kaçak akaryakıtın tamamının 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereği müsaderesine; ele geçen 2 adet fiber depo, 2 adet metal depo, 1 adet dikdörtgen metal depo, 5 adet varil, 2 adet vebosta depo ve 15 adet plastik bidonun ise, 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/1. maddesi gereği müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 4.Kanun iadesi öncesi mahkûmiyet hükmünün sadece sanık müdafi tarafından temyiz edildiği ve iade kararının sanık lehine olduğu gözetilmeksizin, kanun iadesi sonrasında yapılan yargılama giderlerinin sanıktan tahsiline karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir. Açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği; hükmün (1) numaralı bendindeki '' alt sınırdan ayrılmayı gerektirir bir neden bulunmadığından sanığın eylemine uyan TCK'nın 37. maddesi delaletiyle'' ibaresinin çıkarılmasına, hükmün (2) numaralı bendindeki '' 2 YIL 3 AY HAPİS'' ibaresi çıkarılarak yerine '' 1 YIL 15 AY HAPİS'' ibaresinin eklenmesine, hükmün (13) numaralı bendi çıkarılarak yerine '' Ele geçen kaçak akaryakıtın tamamının 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereği MÜSADERESİNE; ele geçen 2 adet fiber depo, 2 adet metal depo, 1 adet dikdörtgen metal depo, 5 adet varil, 2 adet vebosta depo ve 15 adet plastik bidonun ise, 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/1. maddesi gereği MÜSADERESİNE' ibaresinin eklenmesine ve hükmün (16) numaralı bendindeki '' ile iade yazısı sonrası yapılan 58,00 TL olmak üzere toplam 2.115,05 TL'' ibaresinin çıkarılması ve sair hususların aynı kalması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,12.05.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/25045, K. 2025/6985, T. 12.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-25045-e-2025-6985-k-0498f0ed4bfc